DİYALOG MÜZESİ
diyalogsanat

PERİHAN KOCA İLE

446. DİYALOG: PERİHAN KOCA KİTABI




Merhaba

Selam, yüreği güzel dostum.

Görüşmeyeli nasılsınız, neler yaptınız?
Epey zaman geçti


Can dost, dünya işlerinin engelleri ile mücadeleye devam ederek, sanatımdan ödün vermeden üretme gayretleriyle geçti.
Siz nasılsınız, görüşmeyeli her şey yolunda mı?

Yolunda
O günlerden sonra evrensel sanat güncelimize yüz binden fazla yeni tablo, yüzlerce diyalog ve bunlardan üreyen pekçok şey kattık...


Son üretimlerinizden birkaç örnek daha görebilir miyim?

Harikasın, güzel yüreğin ve emeklerin çok yaşasın sanat yürek!
Hay hay memnuniyetle göndermek isterim:


























 
"Sanatçının kendi eserini tanıtmasına gerek yoktur, izleyicisi ne anlamışsa odur" görüşünüz devam ediyor mu, etmiyorsa ne gibi değişimler oldu..?

Canım dostum, evet görüşüm aynı doğrultudadır. Bir sanatçı ortaya koyduğu eserini izahla anlatarak ifade edip, yönlendirmemeli. "Bakan yürekler kendi birikimi doğrultusunda ne görüyorsa odur". Diğer taraftan izah edilse bile şartlı yönlendirme ya da "ne kadar anlatırsan anlat, anladığı kadardır" döngüsünün dışına çıkmaz.

Ayrıca istisnai durumlarda sanatçı kendini ifade ettiği eserlerinde dışarıdan bakan gözle "ben baktığımda bunu görüyorum" diyerek sınırlı ölçüde hissiyatını açıklayabilir.

Özellikle tarzınızda olduğu gibi içiçe geçmiş konu, renk, duygu, hikaye, ton, imaj ve fırça dokunuşlarının izahı için ayrıca ayrı kitap yazmak gerekmez mi, meraklı yazarlara kapınız açık mıdır?

Resimlerimin bende uyandırdığı hisle her birine isim koyarak sanat dostlarımla paylaşıyorum. Vermiş olduğum isimler (her resim için ayrı) çerçevesinde, kitap hazırlığını arzu ediyorum. Mini makaleler gibi toparlayıp bir kitapta buluşturmak arzu ettiğim bir durum.

Diğer taraftan elbette yazar dostlarımın ürünlerine aynı merak ve sevgi ile yaklaşırım.

Serilerinizin detaylı kitabını yazmak isteyenlere ne önerirsiniz, birlikte çalışma olanakları ne kadardır?

Farklı yollardan aynı yola çıkan sanat yolculuğunda içtenlik, duyumsama, içselleştirme ve ben ne diyorum değil de o ne diyor, ben ne katarım, ya da ben ne anlıyorum ile sonuca varmak olur. Birlikte çalışma hususunda memnuniyetle olanaklarım ölçüsünde uzlaşma ve yol yürümede varım.

O aşamada tanıtma gereği mi duyarsınız yoksa yine yazarın anladığı kadarıyla mı yetinirsiniz, neticede bireyden kitleye bir sunuma dönüşecek..?

Yazarın görüşünde özgür olduğu gibi ben de görüşünü paha biçilmez ya da yeter bulup / bulmamada özgürüm ancak trenin raydan çıkması gibi gördüğüm bir durumda sanata olan saygımdan müdahale etmek, bakış açısını farklı pencereye yönlendirmek isterim.

Ekip çalışmasına zaman ayırır mısınız, aylık ortalama ne kadar zamanınızı alır?

Ekip çalışmasını kapsayacak çalışmalarım müzik (bestelerimin notist tarafından yazılımı sonrasında da bazen icrası aşamasında) harici nadiren düzenlediğim karma sergiler de var. Sanatımı ürettiğim aşamalarda bireysel içsel yolculuğumda olduğumdan ekip ile çalışmam.

Biraz önce bahsettiğim mini kapsamda da doğuşla gelen yani ürettiğim çalışmaların sunum aşamasında mini ekipten bahsedebiliriz. Özetle üretim sonrası eğer gerekiyorsa ekip çalışmalarından söz edebiliriz. Eğer biraz önce yönelttiğiniz eserlerimin kitabını yazmada (yazar) ekipten bahsediyor iseniz elbette karşışıklı zamanlama tayini ile gerçekleşir.

Kitap dışında gelecek planlarınızda neler var?

Çıkacak (4 Kasım Kitap Fuarında sunulacak) olan kitap çalışmamın yanısıra iki ayrı kitap projem var. Resim projem de; üzerinde çalıştığım uygulamalar ile (şimdilik özel seri ile adlandırdığım) çalışmalarımı özel bir sunumla izleyici ile buluşturmak (sanırım 1 yada 2 yıl içinde) arzum var.

Diğer taraftan bestelerimden oluşan sunum arzum var. Tabi sanat heyecanı ve aşkı ile arzu ettiğim bu yoğunluklar ülkemizin olduğu gibi ekonomik, siyasi ve insani koşullar da hız verir yada frenler. Ayrıca geleceğe dönük planlamada sanat kimliğim ile de geleceğe dönük umutların, sevgilerin, aydınlığın, sanatın ışığını açık tutmada duruş ve görüşümü korumak var.

Bütün bunca yoğunlukla nasıl başa çıkabiliyorsunuz, Perihan Koca' nın sırrı nedir?

Sanat sevgisi, doğa sevgisi, İnsan sevgisi, sevmeyi sevme sevgisi ile... Kendime karşı da dürüst ve açık sözlülüğümle samimi, demir gibi sağlam pamuk gibi yumuşak davranarak.

Türkiyemiz dışında Türkçe konuşup yazan diğer Türk Devlet ve topluluklarından takipçilerinize neler önerirsiniz?

Sanatın dili evrenseldir. Sanat ürünü kendini ifade eder. Sanatın koştuğu yerde dil susar. Gerisi sanat dostluğu kurmada teferruat olduğundan uzun cümlelerin yerine kısa cümleler yada kelimeler ile de iletişim kurulabilinir. Topluluklar kendi bünyesine aldıkları sanatı, sanatçıyı yada sanat severi ya öğütür, ya büyütür. Yani birlikte doğar, büyür yada ömrü büyümeye yetmez. Bu pencereden bakarsak, takipçilerim kendilerinden bir şey buldukları kadar benimledir. Ya beni varlıklarıyla, yürekleriyle beslerler (karşılıklı beslenmedir bu) ya da başka beslenme kaynaklarına yönelirler.

Hissi olarak da şunu önerir/ arzu ederim: Hislerinde, algılarında seçici ve samimi olarak bakıp görsünler. Duyumsamalarını yürekleriyle yoğurup, vicdani adaletlerini yitirmeden sevgi gözüyle var olsunlar! Her nerede yaşıyor, hangi pencereden bakıyorlarsa yüreklerinden sevgiyi uzak tutup, güzellikleri soldurmasınlar...


 
 
PERİHA KOCA ÖZGEÇMİŞ, SERGİ, ÖDÜL

‘’İnsan'ın varoluşundan günümüze uzanan yaşam yolculuğunda SANAT aktarımlarda en güçlü olanıdır. Sanat yüz çevrilerek değil, yüzünü sanata yüzünü dönerek doğru okunur, doğru anlaşılır. Tarihin yazılmasında, genetik kodların ipuçlarında, sosyolojik, biyolojik, ekonomik, ekolojik, politik, coğrafik, mitolojik, teolojik, kültürel, ahlaki, vb.. sayısız alanlarda SANAT ışık tutarak, yönlendirerek, dikkat çekerek, görünmeyeni görmeyi sağladığı gibi estetikle, yaratıcı ruhuyla, çarpıcı tavrıyla kuşaklara aktarımlar yapar.

Sanatın varlığını yadsımak, varoluşun doğasına aykırıdır, bilimle yakınlaşması da doğası gereğidir. Yaşayan her şeyin bir kalbi ve bir ritmi vardır. Sanatın her alanında da ortaya konan her çalışmada, üründe barınan bir kalp ve ritim vardır. Sanatçı isteneni değil, kendiliğinden vücuda geleni aklını işçilikte kullanarak ruhuyla işleyip duruşuyla tavrını ortaya koyarak yinelenmeden yenilenerek eserini üretendir. Aynı zamanda sanatçı eseriyle yaşayan, ruhunu eserlerine nakşeden, kendini eserine nakledendir.

Fantastik Realizm; gerçekleri kuşanarak gerçeküstü boyutundaki anlatımı, klasik teknikle nakşeden fırçanın, yetenekle birleşerek hayal dünyasının devreye girmesiyle ortaya çıkan tablodur. Kendinden doğaya, doğadan doğamıza, bazen yeryüzünde, bazen uzayın bilinmeyenlerinde gezinir. Görünmeyeni detayın derinliklerinde görmeye çalışırken içsel seyahatinde bağlantılar kurar. Bu bağlantılarda hadi şimdi ile değil, resmin, renklerin, ritmin, melodilerin, kelimelerin daveti ile gerçekleşir. Her izleyicinin bakışı, birikimi, ruhu, görüşü farklı olduğundan gördükleri ne ise yaptığım eserlerde ortaya çıkan sonuç odur diyerek görüş ve duruşunu ortaya koymuştur.

İlk nefesini Kars'ta aldı. Sanatın Renkleri olarak gördüğü Sanatı kapsayan tüm alanların varlığını içselleştirip saygıyla, sevgiyle, sanat aşkıyla sanatı kucaklamıştır. Viyana- Belvedere müzesinde sergilenen Gustav Klimt'in ''The kiss'', Salvador Dali'nin ''Egg" ve ''Geopol'' eserlerinden sonra ikinci kez derinden etkilenmiştir. Ruhuna dokunan ve ruhunun dokunduğu her şeyi, yüreğinin gözleriyle öpüp, düşünceleriyle, hayalleriyle yoğurarak içsel yolculuğa çıkıp, fırçasıyla renklere, desenlere, kelimelere ve notalara boyamaya çalışarak Sanatın Renkleri' yle çoğalmaya devam ediyor.

Sanat çalışmalarında çok sayıda sergi, etkinlik faaliyetlerinde bulundu. Resim, şiir, beste, güfte çalışmalarının yanısıra, İstanbul Flaş gazetesi, Alakır Doğa Kültür Sanat Dergisi ve Kardelen Sanat Dergisi’nde köşe yazarlığı yapmaktadır. TSM koro, ud, bağlama ve bendir çalışmalarını da sürdürmektedir. Hakkında birçok dergi, gazete ve internet sanat sitelerinde röportajlar yayımlanmıştır. MESAM Üyesidir.

ÖDÜL, PLAKET VE TEŞEKKÜR VE KATILIM BELGELERİ

1) 9. geleneksel ‘’6 Ekim İstanbul’ un Kurtuluşu ve İstanbul Flaş Gazetesi 2016 ONUR ÖDÜLÜ’’ 9 Ekim 2016 İstanbul Flaş Gazetesi tarafından, Bağlarbaşı Kogre Ve Kültür Merkezi

2) ''Yaşayan Değerlerimiz yılın kardelen Ressamı ödülü '' 07 Mart 2015 Kardelen Şiir Müzik Grubu tarafından

3) ''Dünya ya Barış gelsin'' Konulu 06 Eylül 2015 Şiir ve Resim Etkinliğine Solo Resim Sergimle katkımdan dolayı ''TEŞEKKÜR BELGESİ'' ÇEKSED Tarafından

4) Çeşitli etkinliklerde 5’in üzerinde PLAKET ve 10’un üzerinde TEŞEKKÜR BELGESİ

5) Çeşitli TV Programlarında sanat üzerine söyleşilerde yer almıştır.

6) Şiirlerim kendi bestelerim haricinde, isim sahibi bestekârlar tarafından bestelenmiş ve bestelenmek üzere alınmıştır.

PERİHAN KOCA SERGİLER VE KATALOGLAR

1 - CKM '' FANTASTİK RENKLER'' Solo Resim Sergisi (23 Şubat- 2 Mart 2014) Caddebostan Kültür Merkezi Performans1 katı

2 - ''ÇAĞDAŞ FANTASTİK RENKLER'' Solo Resim Sergisi, Gürcü Sanat Evi Moda 21.11- 21.12 2014

3 - ÇEKSED Solo Resim Sergisi (''Dünya ya Barış gelsin'' Konulu 06 Eylül 2015 Şiir ve Resim Etkinliğine bu sergimle katkımdan dolayı ''Teşekkür Belgesi'' verilmiştir.)

4 - ''ÇAĞDAŞ FANTASTİK REALİZMİN RENKLERİ“ ''Görünmeyeni Görmek'' SOLO RESİM SERGİSİ YUNUS EMRE KÜLTÜR MERKEZİ ÇETİN EMEÇ SANAT GALERİSİ ATAKÖY

5 - ‘’SANATIN RENKLERİYLE ÇAĞDAŞ FANTASTİK REALİZM ‘’ ‘’Görünmeyeni Görmek’’ 02 – 08 Ocak 2017 Bağlarbaşı Kongre Ve Kültür Merkezi ÜSKÜDAR


www.sanatinrenkleri.com

0542 210 04 06

perihankoca9@gmail.com

perihan_koca@hotmail.com

Instagram/@perihan_koca