DİYALOG MÜZESİ

ERCÜMENT GÜRÇAY İLE

DOKSAN DÖRDÜNCÜ DİYALOG
KUKLA SİNEMA


Merhaba
"Kuklalar - radyo ve dergi" üzerine bir şeyler söylemek ister misiniz?
 

Merhaba. Nasıl söyleyebilirim...

Nasıl dilerseniz. Zihninizde nasıl canlanmışsa, alabildiğine sade.
 

Kuklayla 5-6 seneden beri ilgileniyorum. Festivalleri de olabildiğince takip etmeye çalışıyorum. Batıda çok yaygın bir sanat biçimi, ama ülkemizde bir avuç "kukla sanatı misyonerinin" çabası var. Kukla tiyatrosu da yoğun emek gerektiriyor. Kuklaların hazırlanması başlı başına bir iş. "Ahşap Çerçeve Kukla Tiyatrosu"da hep bir film yapmayı düşlerdi. Şimdi bu arkadaşlar bunu başarmışlar. Kukla formu anlatımın en güçlü araçlarından birisi bana göre. Uzakdoğu' da binlerce yıllık bir gelenek var. Bizde de nüveleri ortaya çıkıyor. Filmi izlemek isterim. Sonrasında daha rahat konuşabilirim her halde...

Sanatta ekip çalışması, büyük prodüksiyonlar ve uluslararası arenaya hitabedebilmek için sizce ne yapılmalıdır?
 

...öncelikle aynı hatta gidenler güçlerini bir araya getirmeliler. Bu bir kurumsal yapı olmazsa da olur. Gönül birliği olmalı. Her bir deneyim paylaşılmalı. İlgili konuda dünyada neler oluyor; bunu da yakından izlemek gereklidir diye düşünüyorum. Kolay değil ama... İnsan yapımız bu iş birliğine her zaman olanak tanımıyor nedense!

Kurusallaşma olmadan büyük üretimler nasıl gerçekleşebilir ki, eninde sonunda bir yerlerde sürtüşme çıkmaz mı?
Kurallara uygun, sözleşmeli, sorumlulukları beli gelişim daha mantıklı değil mi sizce?
Neden gerçekleştirilemez bir türlü bu?
 

...aslında evet. Doğrusu bu ama kurumlar sonunda bir kişi veya kişilerin egemenlik alanlarına dönüşüyor. Ben de müzikte bunu deneyimledim. Bence kurallardan önce birlikte yürümeye başlamak lazım. Kurallar yolculuk sırasında oluşturulmalı. Önce "iyi niyet" ve karşılıklı "dinleme-öğrenme" eylemine ihtiyaç var sanki.

Acaba sorun profesyonel kişilerle çalışmamaktan mı kaynaklanıyor?
"Kervan yolda düzülür" deyimi hala geçerli olabilir mi, bu hızlı dünyada?
 

...profesyonellik gerektiren işlerde evet, ama örneğin ben 40 yıllık amatör bir müzik grubunun üyesiyim ve yaptığımız müzik, koro müziği. 2012' de kurucumuzu anmak için bir dizi etkinlik organize etmeye çalıştık, yaşadıklarımı bir ben bilirim! Birlikte iş yapmayı henüz beceremiyoruz. Dünya hızlı ama biz en basit işlerde bile birbirimizin önüne ket vurmaya bayılıyoruz. Siyasette de bu böyle. Yapılan işte karşılıklı sevgiyi ve birikime-emeğe saygıyı yaşatamıyoruz. Bu nedenle "yazılı kurallardan" önce sevgiyi ve dostluğu örgütlemeyi öğrenmeliyiz sanıyorum. Bu da dünyanın en zor işi. Ulus Baker'de buna vurgu yapardı.

Para - iyi bir kazanç bu sorunları çözer mi, aksine açgözlülükleri mi tırmandırır? Ülkemiz bazında soruyorum bu soruyu, izninizle?
 

...kukla ve koro müziği bazında konuşuyorsak, bu işlerde para kazanmak zor. İKSV gibi para sorununu da çözen kurumsal yapılar dünya çapında işler yapıyorlar. İşin başında profesyonel insanlar var. Ama benim dahil olduğum veya ilgi duyduğum işler daha çok gönül koyarak yapılan işler. İyi örnekleri de var. Örneğin belgesel sinemacılar bu işleri iyi kotarıyorlar. Para kazanamıyorlar ama... Sorun tek başına para değil. Anlayış birlikteliği önemli.

Vakit ayırdınız, katkı verdiniz. Saygılarımı sunuyor, başarılar diliyorum.

İyi Akşamlar!

Link : www.rimozimo.com/