DİYALOG MÜZESİ

AYAZ FİLM İLE

YİRMİ SEKİZİNCİ DİYALOG
(UZUN METRAJ VE BELGESEL FİLM ÜZERİNE)


İyi Akşamlar!

Selam, İyi Akşamlar!

Ayaz Yapım ve ekibine öncelikle kolaylıklar diliyorum "Günlük" üzerine bir kaç cümlenizi alabilir miyim?
Öntanıtım da yapılmış olur böylece!
Nerede yapılacak bu tanıtım?
Sanalda yani burada, arkadaşlarımla ve gruplarımda şu an içinde bulunduğunuz diyalogu paylaşacağım.
Ay sonunda yemekli bir basın toplantımız olacak.

Sadece on dakikanızı alacağım.

Cabbar Bey, proje hakkında bir şey açıklayamayız şu aşamada. Ay sonuna kadar herşey netleşecek, ondan sonra zaten basın toplantısı düzenlemiş olacağız.
Proje dışı, yapımcılık ve uzun metraj üzerine birkaç cümle alabilir miyim?
Buyurun! Sorun cevaplayayım.
Uzun metraj çalışmanın zorlukları ve keyifli yanları nedir?
Uzun metraj çalışmanın zorluğu tamamen projenin içeriği ve yapısına bağlıdır. Senaryo, kurgu, mekan, oyuncu kadrosu birlikte ele alınmalıdır. Tabiki keyfi; her proje gibi inanılmaz boyutta bir eser ortaya çıkarıyorsunuz, uzun soluklu, yıllarca izlenecek, bir de başarılı olduğunda... maddi gelirinden öte konuşulur olması çok büyük keyif verici.
Bir haftada çekimleri tamamlanan uzun metraj filimler olduğu gibi üç - beş aylık sürelerde çekilenlerde. O sadece çekim değil ön hazırlık, senaryo yazım aşaması, çekim, çekim sonrası gösterime kadar harcanan süre toplamda bazen iki yılı bulmakta. Bu nedenlerle oldukça zahmetli bir iştir yapımcılık.
Zorlama senaryolarla ilgili düşünceleriniz nedir? Sizce bu tür senaryoların yazımı kontrol edilebilir mi?
Zorlamadan kastınız?
Gerçeklerle ve güncelle alâkasız.
Senaryo dediğimiz eser tamamen bir hayal ürününden ibarettir zaten, gerçek bir hayat hikayesi dahi olsa bir hayalin sonucu ortaya çıkmıştır, ayrıca ciddi bir emek ister, o nedenle ortaya çıkan bazı terimleri ben pek tasvip etmiyorum, "zorlama senaryo" tabiride bana uzak bir terim.
Yönetmen - senaryo - oyuncu üçlüsünde en çok hangisini öne çıkarırsınız?
Sıralama kesinlikle senaryo, yönetmen , oyuncu olmalıdır. Bir eser olmadan yönetmen ve oyuncunun icra etmesi mümkün değildir.
Eserin ruhu olduğuna inanır mısınız? Varsa, eserinizin ruhu acı ile mi, zeka ile mi daha yoğun?
Herşeyin bir ruhu olmak zorunda, ruh işin gizem tarafıdır, bir eseri okursunuz sizi içine çekebiliyorsa ve siz o eser hakkında farklı ve kendinize has bir yorumda bulunuyorsanız işte onun görünmeyen ruhunu almışsınız demektir.
Eserlerinize sponsor bulmada zorluk çekiyor musunuz?
Tabiki çekiyoruz, bu durumda sadece ülkemize has bir durum... Ülkemizde 3-4 milyona mal olan filmlere "çok büyük bütçeli film" deniyor, oysa Avrupa'da bu rakamlar "cast" parası bile değil, bütün bu döngüler tamamen sponsora dayalıdır. Reklam ve tanıtım sinema ile zirveyi yakalar. Reklamcılık mesleğinden gelmiş olmam dolayısiyle konunun ne kadar önemli olduğunun bilincindeyim. Tamamen ticari bir bakış söz konusu olunca sponsor bulmakta tabiki güçleşiyor.
Son olarak: "Buruk, acı ama gerçek" sloganı ile ilgili bir cümlenizi rica edeceğim ve belgesel çekimlerin ülkemizdeki yeri ve durumu hakkında bir cümle lütfen.
Projemiz aynı zamanda sosyal sorumluluk projesi, bu nedenle hayatımıza bir göz attığımızda hayatın sadece bizden ibaret olmadığı gerçeği var. Hangisini net görebiiyoruz, yada hangisine duyarlıyız, duyarlıysak bile bunun boyutu ne?
İşte böyle bir hayat hikayesi dram çünkü, ama gerçek bir hikaye. Sadece insanları ağlatalım diye yapılacak bir proje değil. Hayatın gerçek yüzü çünkü,
Belgesel projeler tamamen destek sonucu ortaya çıkması gereken projelerdir. Neresinden bakarsanız bakın pazar sınırınız söz konusu olur. O nedenle gün yüzüne çıkmamış o kadar "çok ve önemli" konular varki... lakin maddi yetersizlik nedeniyle hiç bir yapımcı çekmeye yanaşmıyor. Bu nedenlerle dar bütçelerle yapılan işler de çok kısır kalıyoır.
Zaman verdiniz, teşekkür ediyor, kolaylıklar ve başarı diliyorum. Saygılarımla.
 
Rica ederim, iyi çalışmalar diliyorum başarılar.