DİYALOG MÜZESİ

GÜRAY VAROL İLE



457. DİYALOG: KÖŞEYE SIKIŞAN DEVLET

Bize sanatınızdan bahseder misiniz?

Daha çok zanaat diyelim. Ortaya bir fark koyacak duruşu yok yaptıklarımın.

Ne yapmalı?
Sal 12:48

Sanat çok az sayıda ayrıcalıklı insanın yapabileceği bir şeydir. Örneğin Michalengelo bir çok zanaatkarı çalıştıran bir sanatçıydı ve o yüzden yapacak bir şey yok... Bir duruş, bir başkaldırı yada her neyse işte o, ya vardır ya da yoktur. Yani ya sanatçısındır yada zenaatkâr. Önce bu gerçek kabullenilmeli. Yani Musa'nin heykelinde Michelangelo kadar onun atölyesindeki zanaatkarların da katkısı vardır, muhakkak.

Sanatı köşeye sıkıştırmış olmuyor muyuz bu yaklaşımla?

Neyi sanat olarak gördüğümüzle de alakalı bu durum.

"Herkes sanatçı olamaz yerine herkes sanatın bir dalıyla ilgilenebilir" desek..?

Sanatla ilgilenmekte bir sınır yok, herkes için ve hatta bazen "herkese rağmen herkes için" ama sanat eseri ortaya koymak herkesin harcı değil. Öyle bir zorunluluk da yok. Zanaatkar da en az sanatçı kadar önemlidir bence.

Neden, Sanat dalları bu biçimleriyle gelişti?

Anlamadım.

Resim, müzik, tiyatro, bale, karikatür, mimari, sinema olarak... Alanında boşluk bırakmadığı doğru değil mi?

İlkel toplumla ve pagan törenleriyle başladı her şey. İnsanoglu evrilirken rituellerini de ehlileştirmek istedi... Resim en bireyseli belki ama her ressama sanatçı demek mümkün mü!

Başka neyi ortaya koyuyor ve neyi sorgulatıyorlar?

Renk, desen icra ederek olmuyor bu işler... Neden çağcılımız bir tane ressam yok, Monet' ye kafa tutabilen, neden bir ikinci Fikret Mualla yok... Kolleksiyoncu için çizersen zanaatkar olursun. İcracı sanatkar degildir. Saray ressamlarına da sanatçı denirdi o zaman...

Var ama siz görmüyorsunuz belki. (ArtCRİTİCS) takip ediyor musunuz?

Ediyorum.

Nasıl?

Ama benim dedigim şu: "Yeri oynatacak bugüne kadar üzerinde durduğumuz değerleri alt üst edecek, bizi şaşırtacak çağcılımız bir kişiye denk gelemedim. Belki artık bu resmin misyonu degildir. O da ayri bir tartisma konusu ama video art olarak da Nam Jun Pail sonrası yok..."

Çok var. O kadar çoklar ki sayı veremem. Çağımız sanatın patlama çağıdır.

Var bir sürü de onun söylediğinin üzerine koyan yok. Belki de ben bilmiyorumdur doğru söylüyorsunuz ama benim bilmemem de bir sorun değil mi?

Sürekli devinim tarih boyu bu kadar yoğun değildi.

Rönesans kilisenin altını oydu. Pop art devletleri sorgulattı.

İzlemeye devam edin!

Şimdi, devlet köşeye sıkışmış durumda. Savaşın yükselmesi bundan.

Roland Barthes' in deyimiyle tüm eserlerde Verbatum' u hissedebiliyorum ancak Punctum hissettigim neredeyse yok gibi. Sinema biraz daha ileride o anlamda ama hemen ehlileştiriliyor.

"İzlediğiniz kanalları gözden geçirin" derim.

O kadar kurumsallaşmış yapı var ki sanatsal başkaldırıya izin verilmiyor...

Doğru belki de benim kısıtlılığımdır.

Bireysel kurumsallaşmalar Sanat için meşrudur.

Onu kabul ediyorum.

Ama kurumsal yapıların onayına sunulan eserler her zaman iğdiş edilmeye mahkumdur. Kurumsal yapı statükocudur. Sanat ise yapı bozumcu ama belki de işin sırrı herkesin sanatçı olma hevesinden vazgecip zanaatine odaklanmasındadır.

O zaman kakafoni sona erer ve gercekten sesi çıkması gerekenlerin sesi duyulur ama tabi bu da kendi içinde ikircikli bir sav...

"Her zaman" genelleme olur. Sözleşmeler dünyasında sanatçıyı özgürleştiren maddeler güçlendirilmeli.
Devlet veya başka disiplinler sanata egemen olamaz.

Bahsettiğim devlet ya da devlet dışı statüko koruyucu kurumlardı mesela Sinema Akademisi... Neden Oscar bu kadar önemli oldu! Değil halbuki. Amerikan Sinema Akademisi' nin verdigi bir ödülün, Taşköprü Sarımsak Festivali Ödülü' nden ne farkı var?

Oscar önemlidir. Dünyanın her yerinden bilgi akıyor oraya.

Akademi kendi işine yarayanların sırtını sıvazlıyor, başka bir şey değil. Belirlenen standarda uygun yapıt ortaya koyduğun için "aferin" alıyorsun. O yüzden iyi bir zanaatkarım diyebiliyorum. Gün gelir dünyayı ters yüz edecek, arkası dolu bir yapıt ortaya koyarım. O zaman belki sanatçı olduğumu düşünürüm.

Sanatın standartları vardır zaten ve olmalıdır da. İnsanlık tarihi boyunca ve geldiğimiz yer itibariyle statüko ile en ciddi boğuşmayı gizli veya açık yapabilen başka bir disiplin var mıdır?

Yok...
Benim ona bir itirazim yok ama statükonun emrine girip kalabalıklari ehlileştirmiş başka bir disiplin de yok ve onun adına da sanat diyerek bize yutturmaya çalışıyorlar.

Mevcuda dair skıntılamrımız varsa döngünün içine dalmak zorundayız. Dışardan ne kadar bakılırsa bakılsın görülemez bu gerçek.
Sanat boyun eğmez. Boyun eğerse sanat olmaktan çıkar. Günümüz dünyası sanatın yıldızının parladığı bir çağdır.
Zenaatinizden bahsedin bize lütfen!

Kurgu ve kamera.

güray varol