DİYALOG MÜZESİ

BİBİ BANU DAĞCIOĞLU İLE

240. DİYALOG
TANRININ ATLETLERİ


Merhabalar, sanat güncelinizle ilgili bir diyalog dileklerimizle. HOŞGELDİNİZ.
 
"Sanatsal acidan hakaret iceren ve belden asagi yazilmis hicbir haberi paylasmayacagim".
Bu paylaşıma neden gerek duyduğunuzu öğrenebilir miyim?
 
İzdob Eserleri hakkında (... ...) gibi gazetelerin korkunç eleştiriler içeren haberi yayınlandı geçen gün. Bu tavırdaki haberleri kasdetmiştim. "Kötü olan her şey paylaşılıyor. İyi haberler ilgi görmüyor ve kötünün dikkat çekiciliği paylaşılarak artırılıyor" diye düşünüyorum. Sanatçıların başarılı haberlerini paylaşmak bana daha doğru geliyor. Sanattan anlamayanların bakış açısını beslemek hoşuma gitmiyor, onların fikirlerini paylaşmak rahatsızlık veriyor.
 
Sanatçı kişiliğinizden bahsedebilir miyiz?Eğitiminiz, yeriniz, ürettikleriniz, gelecek planlarınız... Dans sanatını yazışmak isterim mümkünse?

"Ne kadar sanatçıyım" bunun kararını ben veremem. Elimden geldiğince çalışmaya ve üretmeye odaklı yaşıyorum. Vazgeçmek hayatımda yoktur. Doğru insanlarla karşılaşmak gibi bir şansa sahibim. Konservatuar eğitimi sonrası DOB bale sanatçısı olarak hayatıma devam ederken "engelsiz hayata" daha odaklı yaşıyorum. Tekerlekli sandalye kullanan on ortopedik engelli arkadaşımla İBB Sosyal Projeler Merkezi - Engelsiz İzmir desteği ile WHELCHAIR DANCE isimli bir dans ekibimiz var. Sanatın hiçbir engel tanımadığını kanıtlayan bu sahne dansçılarını izlemenizi öneririm. Kendimi anlatmak yerine WCDP'yi anlatmayı tercih ederim aslında.



Dans sanatı diğer sanat dallarının hangi eksiklerini tamamlar?

Dans boyut ve derinlik kazandırır. Özgürlüğün en iyi ifade edildiği sanattır benim açımdan dans. Diğer sanat dallarında eksiklik olduğunu da düşünmüyorum, hepsi birbirini tamamlar.

 
Doğrusunu isterseniz özel - daha kendine has - farklı olandan ziyade, genel olarak dans sanatını almak isterim bu aşamada, ilerleyen bölümlerde inceliklerine girebiliriz kanımca.
Örneğin sadece tiyatro veya sadece resme nazaran bakıldığında diğer sanat dallarında olmayıpta dansta olan nedir?
 
Bir dansçı müziği iyi bilmeli, besteciyi iyi tanımalı, ressamın her fırça darbesinin ne ifade ettiğini hissetmeli, dekorun mimarisini bilmeli, kostümün tasarımının ne gerektirdiğini bilmeli, koreografın stilini özümsemeli, güncel hayattan kopmadan geleceğe yönelik birikimlerle kendisini beslemeli. "Dançılar Tanrının Atletleridir" sözünü çok severim, çok net açıkladığını düşünüyorum.
 
Vücut egzersizleri ve çok küçükten başlama gibi esaslarını göz önüne aldığınızda, kendi özelinizle nasıl bir süreçti?
 
10 - 11 yaşında bir çocuğun bale sanatının tüm hayatı boyunca yapacağı bir meslek olacağını idrak etmesi çok zordur.
 
Oyunla başlıyor sanırım?
 
Konservatuvar da oyunla başlamaz, özel kurslarda 4 - 10 yaş arası oyunlarla ve jestlerle başlar, tabii baleyi gerçekten bilen eğitmenlere denk geldiyse. Çocuklukta eğitim süreci ile ilgili bir yazımı paylaşmak isterim. Daha çok aileleri ilgilendiriyor aslında. (Ek'e bakınız)
 
Memnuniyetle.
Evet, güzelmiş bu paylamınızı diyalogumuzun ek'i olarak ekleyeceğim. Devam edelim lütfen. Çocuk ve dansta kalmıştık.
 
Çocuklara bale yaptırmaya çalışmaktan önce bu sanatı tanıtarak sevdirmek gerekiyor. Seyircisiz alkış olmaz.

Zor mudur dans eğitimi?

Çok zordur. Aşırı disiplin, teknik eğitim süreç zorlukları... Fiziksel yeterlilik zekanızla aynı orantılı derecede olmayabilir.

"Siyah Kuğu'da" gördüğümüz kırılan tırnaklar, sürekli egzersiz, dayanıklıklık ve tabii koreografisi...

"Siyah Kuğu" kötü bir örnek. Orada dansçının genetik - aileden gelen ruhsal rahatsızlığı söz konusu. Dansçı olduğu için oluşmuş bir kişilik bozukluğu değil ancak o şekilde algılayan çok var.

Ödüllendirildi ama?
 
Ödül alan Natalie Portman aslında onu dansçı olarak canlandıran "gerçek dansçının" hareketleri ile balerin gibi gözükebildi.

Örnek dansçılar kimlerdir, bir çırpıda sayabileceğiniz, ismi efsaneleşen ve bu alanda evrensel sanatçı isimleri verebilir misiniz lütfen?
Daha sonra "Sirk De Soley" sormak istiyorum.
 
 
Pina Baush,
Sylvia Gulliem
,
Michael Barishnikov (Mikhael/Mikhail)
Jose Limon,
Martha Graham' unutulmamalı tabii... Bu dansçılar dünyanın önde gelen modern dansçılarıdır ve akımın öncüleridir.

"Circus De Soleil" müthiş bir prodüksiyon. Ekibin içinde  daha çok jimnastik ve akrobasi sanatçıları mevcut. Ancak teknik donanımları efsanedir.

Tan Sağtürk çabalarını nasıl değerlendirirsiniz?
 
Tan çok iyi bir dansçıydı. Sahneye yakışan, Avrupa standarlarında fiziğe sahip, yurt dışında da vizyonunu genişletmiş saygı duyduğum bir sanatçıdır. DOB sahnelerinde çok az bir süre seyirciyle bir araya gelmiş olması bence olumsuzuydu ancak kendi adını taşıyan okullar zinciri pek çok çocuğun hayallerini gerçekleştirdi. Bu çok önemlidir.

"Tanrının atletleri" tabinizle daha sonra "De Soleil' de kullandığınız "jimnastikçiler" birleşince ilginç bir bütünlük oluşuyor sanırım. Spor olmaktan çıkaran nedir dansı?



Bale zerafet ve estetiği içinde barındıran, uzun süren çalışma dönemi ve gayreti gerektiren bir dans biçimidir. Dans sporları apayrıdır. Salsa, Rumba, Cha Cha gibi dans sporları mevcuttur.
 
Rus ekolü ve diğer ekoller hakkında da kısa bilgi verebilir misiniz?
 
Dünyada başlıca üç bale ekolü mevcuttur. Bunlardan Fransız ekolü en zarif, en romantik olan, estetiğe en fazla önem verenidir. Klasik İtalyan ekolünü geliştiren Cecchetti anlatıma ve ifadeye önem vermesiyle tanınır. Vaganova Rus ekolü ise daha çok güçlü olmaya ve teknik becerilere dayanır. Bu üç esas ekol dışında alçak gönüllü zerafete önem veren Danimarkalı Bournonville Rus ve Fransız ekollerin kaynaşmasından doğan ve klasik stil ile serbest stili kaynaştıran İngiliz Royal Academy of Dance (Kraliyet Dans Akademisi) ve daha çok modern tarzda eserler veren American Balanchine ekolleri de vardır. Türk Bale Ekolü ve tarzının oluşması yolunda çabalayan koreograflarımızın eserleri de oldukça başarılıdır. Balede bir çok hareket ve duruş bu ekollerde farklı olarak yapılmaktadır. Bu bilgileri konservatuar eğitimimizde Bale Tarihi dersimizin hocası sevgili Efza Topçu sayesinde edinmiştik.
 
Katkınız için teşekkür ederim. İlerleyen günlerde İzmir yerelinde çabalarınızla ilgili yazışmak dileğimle.
Saygılarımla
 
Ben tesekkur ederim.
Sevgilerimle




EK

BİBİ’den SAN-ART TARİFLERİ

 

DANSÇI OLMAYI İSTEYEN SİZ MİSİNİZ? YOKSA ÇOCUĞUNUZ MU?

Çocukluğunda Bale Sanatçısı ve Dansçı olmayı hayal etmemiş çok az insan vardır. Ruhunda dansçılığı taşıyan ancak bedenen yeterli olmadığı söylenmiş veya ailesi tarafından onaylanmamış ve bu hayalden vaz geçirilmiş kişilerin pek çoğu, çocuklarını gelecekte bu konuda heveslendirmektedirler. Bu hevesli ve sanat aşığı ailelere ufak tefek önerilerim olacak. Bale, gereğinden fazla kilosu olan tatlı çocukların zayıflaması için göndereceğiniz bir spor değildir. Zarafet kazanması için parmak uçlarında yürümesi yeterli olan bir yürüme şekli, eğlence veya hayatınız boyunca eve gelen misafirlerinizle paylaşacağınız, tatile giderken yanınızda götürebileceğiniz bir hobi, renkli tüllerden dikilmiş tütü denilen klasik bale kostümlerinden ve kafaya tutturulan ışıltılı bir taçtan ibaret hiç değildir.

Haftada birkaç saat özel bale kursuna gidecek bir çocuğunuz için en olumlu etki, ekip çalışmasının önemi, koordinasyon açısından gelişimin zekaya katkısı, klasik müziğin taze kulaklara faydası, farklılığı fark edebilme, yaratıcılık ve en önemlisi kültürel gelişime katkısıdır. Aynı zamanda iyi bir bale seyircisi adayı yetiştirmeye başlamış oluyorsunuz.

Türkiye'de profesyonel bale sanatçısı olabilmek için başvurulacak tek kurum Devlet Konservatuvarlarıdır. Bunun yanında Konservatuvarlara girebilmek için ciddi eğitim veren özel kurslar ve Devlet Opera ve Balesinin Çocuk Balesi birimi de mevcuttur. Özel kurslardaki eğitmenlerin iyi araştırılması önerilir. Çünkü günümüzde sadece hobi olarak bale yapmış cesaretli kişilerin de cahilce genç bedenlerde yanlış sistemleri denedikleri görülmektedir.

Çocuğunuz Konservatuvar için 11 yaşındayken yetenek sınavına tabi tutulur. Fiziksel esneklik ve uygun kemik yapısının yanı sıra, müzik-ritm kulağı, koordinasyon kabiliyetin ve çabuk öğrenerek anında uygulama yeteneğinin sınandığı bu sınavdan geçmesi, zorlu hayatın sadece başlangıcıdır. Yani çocuğunuzun incecik fiziği, pembe mayosu ve saçındaki topuz modeli ile evinizde kollarını kelebek gibi çırparak parmak ucunda sizlere sunduğu görsel şölen yeterli değildir.

Gelişme çağına geldiği yıllarda başka problemlerle de karşılaşırsınız. Vücudunun yağ oranı çocuğunuzdan ayrılmamaya çalıştıkça, bale dansçılarında gerekli olan görünümde kalabilmek için yüzlerce yol deneyecektir. Okul yıllarında onlarca yetenekli dansçı, sadece kilo problemi nedeniyle okullardan atılmış, vaz geçirilmiş, küstürülmüş ve hatta ciddi rahatsızlıklar sebebiyle ruhsal dengesizliklerle dolu bir hayat yaşamak zorunda kalmışlardır. Bu konuda bilinçli yardımlar almanız önerilir. Fiziksel sakatlanmalar ve insan anatomisine fiziksel açıdan aykırı beden hareketlerinin kalıcı zararlar oluşturmaya başlaması kaçınılmazdır. Henüz genç olan bedeni, direnmeye devam edebilir farkında olmadan. Katı disiplin, zorlu çalışma şartları ömrü boyunca onunla seyahat edecektir aslında...Kaç sene dans edebileceği ise tamamen muammadır.

11 yaşındayken bana sorulmuş olmasını hayal ettiğim bu soruları hem kendinize hem de dansçı olmayı isteyen çocuğunuza sormanızı tavsiye ederim. Çocuğunuzu çok iyi tanıyor olduğunuzu düşünerek geleceğini tamamen etkileyecek bu ciddi kararı tek başınıza onun adına vermeyin. İlk soruyu kendinize sorun. Eğer dansçı olmak sizin çocukluk hayaliniz idiyse, iyi düşünün. ‘’Ben mi dansçı olmak istiyordum? yoksa çocuğum mu?’’
Çocuğunuzun fiziksel ve ruhsal dirayeti ne ölçüde?

Azimli mi?
İstekli mi? Çabuk vazgeçer mi?
Hatalarini kabul edebiliyor mu?
Yeniliğe ve değişime açık mı?
Yanlış yapmanın kötü bir şey olmadığını biliyor mu?
Fiziginin ve yeteneklerinin farkında mı?
Kendini seviyor mu?
Paylaşımcı mı?

Eleştiriye açık mı?

Çalışkan mı? (ilköğretim çağında kültür derslerindeki başarısıyla doğru orantılı değildir)
Ego canavariyla is birligi yapmamayı öğrettiniz mi?

Bunların cevabını kısmen biliyor yada öngörünüzle tahmin edebiliyorsanız, yeteneğini sınayabilecek doğru kişilerden yardım alınız. Küçük yaşta gireceği yetenek sınavlarında kazanmak-kaybetmek olasılıklarından bahsederken, kişiliği ve karakterinin ne ölçüde kaldırabileceğine göre açıklama yapınız. Denemesinin cesaret gerektiren en büyük başarı olacağını anlatarak motive ediniz.

Bir dakika… İşiniz bitmedi, hayatı boyunca destekleyeceğiniz ve doğru yönlendirmeniz gereken bir sanatçı adayı yetiştirebilmek o kadar kolay değil…
Sahneye adım attığı an siz seyirci koltuğunuzda soğuk terler dökeceksiniz ve 30 dansçının arasında ne yaparsa yapsın sadece onu takip edeceksiniz. Ayaklarındaki yaralarını bileceksiniz, rolünde endişelerine şahit olacaksınız, yersiz rejimlerine anlam veremeyecek ve onun her zaman formda olduğunu savunacaksınız. Vücudunun her geçen gün değiştiğini ancak zayıflığının sebebinin çok çalışmak mı yoksa az yemek yemek mi olduğunu anlamaya çalışacaksınız. Bir dansçı ebeveyni olmak hiç düşündüğünüz kadar kolay olmayacak.

Şunu asla unutmayın, en iyisi sizin çocuğunuz olmayabilir…Olması da gerekmiyor. Ancak başta umutsuz görünen çocuğunuz büyük bir sanatçıya da dönüşebilir…

Her çocuk dansçının hayali, sahnedeki Prens ve Prenses olabilmektir. Şunu anlatın, Prens ve Prensesin arkadaşı olabilmek de büyük başarı olacaktır…
Kim bilir? Belki de hikayenin yazarı kendisi olacaktır…

Çok iyi bir dansçı değil de, harika bir eğitmen yada koreograf dünyaya getirmiş olabilirsiniz…

Sevgi ve ışıkla…

BiBi

OPUS KLASİK MUZİK DERGİSİ