DİYALOG MÜZESİ

BANU ŞAHİN İLE

184. DİYALOG
AŞK OYUNU

Merhaba, sanatınıza dair yazışabilmek dileğiyle.
 
Merhaba.

Eğitimini aldığınız bölüm - alan ile ilgili mi çalışıyorsunuz?
 
Lisansım farklı...
 
Kadir Has'ta "film ve drama" okudum. Sonra bir çok atölyeye katıldım oyunculukla ilgili. Oyunculuk için uğraşıyorum. Bu alanda çalışmaya çalıyorum.
 
Yayınlanmış tecrübeniz oldu mu?
 
 "Aşk Oyunu Filmi'nde" oynadım.
Burada "showreel'im" ve bir kaç görüntüm var.

www.banusahin.net
 
 
Nasıl bir roldü?
 
Romantik komedi. Yardımcı oyuncu. Ana karakterin arkadaş grubundan.

Sitenizde geziniyorum bu arada. İlk tecrübeniz miydi ve edinimleriniz neler oldu? (kazanım)
 
Uzun metrajlı ilk filmimdi. Daha önce kısa filmlerde oymamıştım reklam deneyimim vardı. Sinemayı çok seviyorum. İyi bir deneyim oldu benim için. "Rolü kendimde nasıl gerçek kılabilirim ve klişeden uzak doğal bir an yaşayabilirim" bunun üzerine çalıştım, kendi adıma.

Rolünüze nasıl hazırlanırsınız, akademide teorisini aldıklarınızı pratize etmek için kendinize has yöntemler buldunuz mu?
 
Şu an bir rol üzerine çalışıyorum ve benim için en keyifli süreç; o "olma halini" yaşayabilmek. Bu adım adım, ilmek ilmek işlenen bir süreç. Öncelikle karakterin zorunluluklarını, psikolojik durumunu, engellerini ve isteği üzerine çalışıyorum. Amacı ne? Genel isteği hayattan beklentisi... Daha sonra duygusal zorunlulukları nedir ve bunları kendimde nasıl gerçek kılabilirim bunun üzerine çalışıyorum. Yaşadığım deneyimlerden eşleşen durumlar var mı? Nasıl gerçekten hissedebilirim..? Gözlem yapıyorum ama benim için bugünlerde en önemli destur "oynama yaşa" yani "sadece ol".
Rol içindeyken kendime bile şaşırabileceğim bir noktaya gelirsem ne mutlu bana.

"Devamlılık" için ne tür program işletirsiniz?
 
Hiç devamlılık sıkıntısı yaşamadım. Aynı itkiler gelirse onu takip ettiğinizde aynı şekilde beden her şeyi hatırlıyor. Eyleme yada harekete geçmeden önce ya da konuşmaya başlamadan önce sizi bu hareket ya da eyleme yönlendiren itkiden bahsediyorum.
 
Ajansla kurumsal çalışmalardan memnun musunuz, beklentileriniz karşılanabiliyor mu?
 
Evet ajansımdan memnunum.

Sözleşmeler sizi sıkar mı, takiplerinizi nasıl yaparsınız?

Yok hayır, ajansım takip eder genelde.
 

Örnek bir oyunculuk planlaması görüyorum sizde. Lise yıllarınıza dönecek olursak, gelecekte bu uğraş hedefiniz var mıydı?
 
İlk oyunculuk deneyimim ilkokulda oldu. Yıl sonu müsameresinde "külkedisini" oymamıştım. Tüm hücrelerimle yaşadığımı hissettiğim bir andı -sahnede olmak. Daha sonra okul değiştirdim ve üniversiteye kadar oyunculukla ilgili bir şey yapmadım ama çocukluk oyunlarım yani okul öncesi oyunlarımın çoğu oyunculukla ilgiliydi. Kuzenimle birlikte durmadan değişik hikayeler yaratır ve bir film içindeymiş gibi canlandırırdık.

"İçimde vardı zaten" diyorsunuz, anladığım kadarıyla. Hedefiniz nedir?


O zamanlar farkında olmasamda varmış.
Hedefim; "yaşayan ve birbirinden farklı roller yaratmak" ve her defasında kendimi daha da aşmak, sürekli aynı tarz rolleri değil değişik roller üzerine çalışmak isterim. Masum bulurlar beni genelde ama geçenlerde daha vahşi olduğum bir fotoğraf çalışması yaptık. Box dersi alıyorum, değişik şeyleri denemek ve kendimde açığa çıkarmak hoşuma gidiyor.

Ülkemizde kadının yeri ve sorunları ile ilgili nelere değinmek istersiniz?

Kadın kadın gibi olamıyor -özgür olamıyor bu ülkede, çoçuklutaki yetiştirilme tarzından itibaren... "Edepli ol, kız gibi ol" lafları ile büyüdük. Her zaman korunması gereken bir varlık kadın! Ne kadar özgür olursa olsun en nihayetinde kadınsın ve bundan dolayı korumalısın kendini ama neden..? Bu büyük bir baskı unsuru, kadın özgür değil. Kadın erkek olarak bakmadan önce varlık olarak görmek karşındakini daha anlamlı olurdu. O zaman her "varlığın" içinde kendini koruyabilecek ya da kaçınması gereken şeyleri etiketlememiş olurduk -cinsellik, namus gibi...

Türkiye'de kadın erkek çoğu zaman arkadaş bile olamıyor. Herkesin eril ve dişil yönü vardır içinde ama ülkemizde kadınların erkeksi yönü bastırılmış gibi. Daha güçlü ve hiç bir şeyin yıkamayacağı kadar kendinden emin kadınlar görmek isterdim Türkiye'de ama bir tarafımız hep küçük bir kız çoçuğu olarak kalıyor. Kadınların Türkiye'de biraz daha erkeksi yönünü ortaya çıkarmasını isterdim. Cesur, güçlü ve bir dağ gibi yıkılmaz ve ne istediğini bilen, korkusuz. Kadın korkuyor bu ülkede kendi gibi olmaktan çoğu zaman.

Sorunun temeli kültür müdür, toplumsal devinimlerde mi ararsınız bu tür çözümleri?
Ek olarak, kadın dayanışmalarına destek olup olamadığınızı merak ediyorum. Varsa ne tür ve boyutlarda faaliyetlerdir bunlar?

Kültür, din, aile, insanların öz inanışları, eğitim... hepsi top yekün etkiliyor birbirini. insanın kendi ile ilgili inanışları, kendini kadın olarak koyduğu konum. Toplumsal devinimler işe yarayabilir. Her ailenin ücretsiz düzenli gidebileceği bir terapisti olsa mesela. Buna çok ihtiyaç var. Kadın dayanışmaları ile ilgili destek Olduğum bir kurum yok şu anda.

Teşekkür ediyorum, katkı verdiniz. Sanat dolu günler dileklerimle.

Teşekkürler.