DİYALOG MÜZESİ

GÜRSOY ERCAN İLE

375. DİYALOG: SÜREK
Önceden Eurosport Turkey'de Editor, Commentator. Tophane - Istanbul, Turkey'de yaşıyor.

Farkına varmakla ilgili ne söylemek istersiniz, son günlerde farkına vardığınız ve herkesin ilgisini çekebileceğini düşündüğünüz şeyler nelerdir?

Tanımadığım ya da yeni tanıştığım insanlara dair hissettiklerimi daha çok önemseyen biri olduğumu fark ediyorum. Daha önce olduğu gibi yine dolaysız fakat daha temkinli ve sezgileri daha kuvvetli hareket ettiğimin farkına vardım.

Doğa tutkunu birisi misiniz?

Tutkunu olduğumu söyleyemem ama doğanın biz insan ırkına ve kurduğu tüm medeniyetlere eli açık ve müşfik bir ev sahibi gibi davrandığını düşünüyorum.

Türümüzümün buna karşı yapabileceği en büyük iyilik; doğanın bize hizmet etmek için sunulmuş bir dekor olması yaygın inanışına son verip, ona ve gizemlerine ölçülü bir nezaketle yaklaşabilmeyi, sadece ihtiyacı olanı alıp, aldığını ilk fırsatta yerine geri koyabilmeyi öğrenmek olacaktır.
 
Kendinizden ve sanatınızdan bahsetmek ister misiniz?

Ben tiyatro ve çağdaş sanatla yakından ilgilenen bir iletişimciyim. Kendi yayınım olan scoutart.ist' adresinde bilhassa gençler için üretmeye çalışıyorum.

Modernin eleştirisine dair alternatif metinleri okumaktan haz duyuyorum. Takip ettiğim işleri bu minvalde ele almayı ve üretirken özellikle üzerinde durmayı sevdiğim 'sürek' kavramını işler kılmayı önemsiyorum.

Sürek ile süreç'in farkı nedir?

Sürek bana daha ilkel ve kökten sesleniyor. Süreç ise sanki işleri ötelemek için bir bahane, 'yapacak bir şey yok' demenin kavramsal altyapısı gibi geliyor.

Süreç kelimesi yorgun ve önemi giderek azalan bir kelime, duyduğum yerden uzaklaşıyorum.

İlginç. Sistem bilgilerinin olmazsa olmazıdır oysa süreç... Takip ettiğiniz süreçler yok mudur, ilginizi çeken, takip etmezseniz eksiklik hissettiğiniz v.s. ?

Ben bu süreç söylemini "modernin üzerinde çok durduğu" bir söylem olarak görüyorum. Bu açıdan haklı olabilirsiniz tüm modern sistemler için ideal akıl açan bir tarafı olabilir ama dediğim gibi bana yorulmuş ve kafası çok karışık bir kelimeden daha fazlasını sunamıyor.

Anadolumuzun "yol bir sürek binbir" anayasa maddelerinden olan cümlesindeki sürek' çağrışımı mıdır acaba?

Buna benzer. Bende de örneğin "sür git dememişler gör geç" demişler var. Bir madde de benden olsun

Moderne karşı tutumunuzun sebebi nedir, yeni bir şeyler başarma arzusu olabilir mi?

Başarmak da aslında modern bir söylem. Tabii ki başarılı olmanın insani, ilkel, dürtüsel bir boyutu da yok değil ve ben de yaptığım işleri layıkıyla yapabilmeyi ve tatmin hissini yaşayabilmeyi önemsiyorum ama bunun modernin dayatması olan tarafı bizi olduğumuzdan daha kötü, acımasız ve savruk insanlar haline getirebilir pekala. Bundan hazzetmiyorum.

Sınırlara, sınırlandırmalara karşınız o halde, bu da bir çeşit modern arayışı değil midir?

Bu dediğimden eğer siz bu sonucu çıkardıysanız pekâlâ öyle denebilir. Ama her işin kendi doğal sınırları olacağının da bilincindeyim.

Gözü kara bir kural tanımazlık değildir beni mutlu eden, yaptığım işlerde.

Son dönem yaptığınız işlerden bahsetmek ister misiniz?

'Scoutart.ist' adından söz ettirecek tahmin ediyorum, yakın zamanda.

Henüz çok yeni ama sesini duyurmak imkanı bulamayan genç sanatçı adayları için, iddiası kendisiyle birlikte artacak alternatif bir mecra olacak, sanat çevrelerinde.

Bir de "Beirut Design Week'te" çalışmak gibi bir girişimim var. Olumlu sonuçlanırsa ilk kez Beyrut'ta olmak heyecan verici olacak.

Hangi alanda eğitim almıştınız ve hocalarınızdan bahsetmek ister misiniz?

Beni yetiştiren hocaları sadece okuduğum lise ve üniversitenin çatısı altında aramak yanlış olur. Pekâlâ okulunun bekçisi İsmail Dayı'nın ya da görevlisi Ali Abi'nin de hayli emeği var eğitimimde. Tabii ki ailemin de...

Ama illa isim istiyorsanız medyanın mesleki kodlarını bana belleten Ragıp Duran, pazarlamanın inceliklerini öğrendiğim Çiğdem Ersayın, sağlık iletişimi konusunda çok tecrübeli İnci Çınarlı, tezimi sunmak konusunda emeği ödenmez Barış Kara, Zeynep Güney, bunlar Galatasaray Üniversitesi yıllarımdan bana katkılarını esirgemeyen değerli öğretim üyeleri.

Bir de çalıştığım işlerde tiyatro deyince Eftal Gülbudak, spor medyasında ise Bağış Erten isimleri mesleklerindeki ilkeli ve her daim vermeye gönüllü oluşları itibariyle saygıyı hak eden şahsiyetler.

Daha çok var ama sıkmayayım okuyanlar olursa.

Cümle kuruluşlarınız dikkatimi çekti de "vurguyu sona atmanızın" bir anlamı var mı yoksa alışkanlıktan mı kaynaklanıyor?

Sanırım Fransızca yazmak alışkanlığı olabilir... Oradaki cümle yapısı yaklaşık seekiz sene önemliydi eğitimimde. Vurgular genelde sona düşer uzun cümlelerse söz konusu...

Bilemiyorum benim de şimdi siz söyleyince dikkatimi çekti.

Yeni bir şeyin farkına varmak nasıl bir histir ve okuyucuya ne önerirsiniz?

Sanırım insanı bundan daha canlı kılan bir şey olamaz, gerçekten 'yeni'den bahsediyorsak eğer... evet, bu sağlam bir histir ve etkisi kolay gecmez.

Tavsiyem neyin gerçekten yeni neyin palavra olduğunun iyice ayırdına varmadan peşinden sürüklenen kitlede kendi önemlerini yitirmemeleri.

Kapağınıza aldığınız fotografın hikayesi nedir?
Konuşmaktan keyif aldığım bir Sami Usta var, Beşiktaş'ta 40 yıllık usta bir terzi.

Onun yanına uğradım yorucu ve lüzumsuz uzunlukta bir iş görüşmesinden sonra. Muhabbetimizin güzel enerjisinden olacak Beşiktaş Çarşısı'ndan çıkar çıkmaz bu yıkımı ve içindeki Türkan Şoray, Ayhan Işık gibi bir 'altın çağı' aynı anda gördüm. Kendi halinde işini yapan 'yıkıcılar' ve bir de Güneşin Çocukları...

Biraz da Gezi'yi hatırlatan... Hepsi birden çok heyecanlı bir farkına varış oldu benim için. 'Yeni' bir şey oldu ve telefonun bozuk arka kamerasına aldırmadan ters çevirip ön kamerasıyla çektim. Güzel oldu sahiden.

Son olarak bu sevgi yumağının hikayesini almak isterim...
Cansu ve Merve...

Birisi şu an bir sanatçı, çizebilen, fotoğrafla da ilgilenen. Bir diğeri en son Amerika'daydı çok farklı bir zihin. Ben lisedeydim onların abisi ve yönetmeniydim tiyatroda. Onlar beni ben de onları çok severdim. Hâlâ seviyorum!

Katkınız için teşekkürlerimizi sunar Scoutart.ist' de başarılar dilerim.