DİYALOG MÜZESİ

IŞIK YÜCE İLE

423. DİYALOG: UYUŞTURUCU

Aydınlarımız neden -genellikle asabi, asık suratlı ve sinirlidirler?

Konsantrasyon... Sadece öyle ciddi görünüyorlardır.

Aydın ciddi görünmek zorunda mı, neden?

Yoo, öyle bir şey demedim. Bir şeye takılmıştır kafası, düşünüyordur full konsantre, siz de kızgın bir surat düşünebilirsiniz, o ciddi ifadeyi. Bize konserlerde oluyor mesela. Aşırı konsantre oluyoruz, hatasız çalmak için...

Seyirci "neye kızgındın, neden ciddi bir ifade vardı suratında" diyor. Yani bu adamla deniz kıyısında mangala gitseniz o ifade olmaz. Ancak soru sorarsanız doğruya odaklanmaktan ciddi bir ifade alır suratı, o da dediğim gibi "durumun kritikliği ya da insanları aşağılama kendini üstün hissetme" değil aşırı konsantre olmaktandır.

Anladım. Gerilim kaynaklı sanırım fakat sürekli o maskeyi takmaları size de tuhaf gelmez mi veya gülümseseler ne olur?

Hayır, maske olduğunu düşünmüyorum nörolojik bir tepki bence. Araştırılması gereken bir durum. Neden konsantrasyon varken yüz o şekli alır. Buradan nörologlar da seslenelim ki deney yapıp bulsunlar sebebini

Attila İlhan' ı anımsadım ansızın. Sık sık gülümserdi ama bir olayı anlatırken, anımsamaya çalışırken ciddi olurdu mimikleri.

Siz, rahatsız olmuyorsunuz anladığım kadarıyla.

Takip ettiğiniz aydınlardan bahsetmek ister misiniz?


Hayır, istemem. Bu benim özelim ancak şunu vurgulayabilirim; günümüz yüzsüzleri gibi insanların gözlerinin içine baka baka dalga geçen cahillerdense yukarıda bahsettiğiniz negatif sıfatlarla dolu ciddi ve gerçekçi aydınları tercih ederim. Politiklik bana göre bir davranış biçimi değil.

Kelime polie (kibar Fransızca) sözcüğünden türer. Herkese kibarca sırıtan, herkesle arasını iyi tutan ama kimseye karşı samimi olmayan bir davranış ve bu tür insanlar bana göre değiller. Gerçekleri asla bilmezsiniz suratınıza sırıtır arkanızdan kuyunuzu kazarlar.

Benim profil foto'm da ilk günden beri gülümseyen o fotograf. Bu foto'yu kullanmamın amacı: Sevgili arkadaşlarım gülümseyin, üzülmeye değmez, üzülükleriniz genellikle bilmediklerinizdir, sevinç bulaşıcıdır... v.s. asla "birazdan sizi ısıracam" gibi bir anlam yüklemem.

Özellikle kadınların daha çok gülümsemesi gerekmez mi?
 
Her insanın gülümsemesi gerekir tabii ama içinden gelmiyorsa yapacak tek şey o insana onu gülümsemekten mahrum bırakan koşulları sağlamaktır. Bu Türkiye de sanki biraz zor

Yaşadığınız yerden bahsetmek ister misiniz?

Sonsuz ama gelecekte var olmayacak bir yeşillik

Geri kalanı bahsetmeye değmez.

Aydınlara geri dönecek olursak, özellikleri nelerdir ve neden "aydın" deriz?

Analitik düşünce sistemine sahip kişilerdir aydınlar. Bizim okullarımızda verilmez bu eğitim. Bu özellikleri ile de toplumu "aydınlatmak" daha doğrusu uyandırmaktır görevleri.

Neye karşı uyandırmak?

Veya ne için...


Aslında uyandırmaktan ziyade özgür iradelerini aktive etmeye çalışıyorlar yani uyuyan devi uyandırıyorlar. Rousseau gibi...

Ekonomik problemler de toplumda kaybedecek şeyler bırakmayınca ihtilal oluyor. Yani başarılı bir aydın bunu yapar ama biz de genelde buna pek izin verilmemiş hepsi bir şekilde yok edilmiş (idam, vatandaşlıktan çıkarma ve ülkeyi terk ettirme). Gençlik (umut & eğitim) ise onları izlemesin diye uyuşturucu ve dini eğitime mahkum edilmiş.

Müthiş şeyler söylüyorsunuz.

Gençliğin uyuşturucu ve alkol bağımlılığının temel nedeninin "kilise veya diğer dinci baskının YALANLARINDAN kaçmak olduğunu savunanlardanım. Daha açmak, detaylandırmak ister misiniz?


Benim bu konuyu açmama gerek yok, durum Zaten ortada; Ankara Kızılay'a gidip bakın apolitik gençlik ne yapıyor diye... Ya imam Hatiplerde ya da bir yerlerden uyuşturucu teğmin etmekte. İlk grup etliye sütlüye bir şekilde karışırken diğeri asla umursamamakta ta ki özgürlükleri ellerinden alınacağı belirtilene dek. Vatandaşlık bilinci, daha iyi bir hayat, eşit haklar ve dünya standartlarını yakalamak için uğraşan bir gençlik yok.
 
Bireyle ilgili görüşleriniz nelerdir?

Analitik düşünce ve özgür irade olmadan birey olmaz olsa olsa koyun olur, sürü olur, ümmet olur... işte cemaat olur.

Bireyler olmadan da güçlü bir devlet olmaz. Belki sorunuzun cevabı da burada. En başa dönmek gerekir. Güçlü devletlerde sıradan bir vatandaş günümüzde aydın sayılıyor. Belki sadece konsantrasyon değildir -ciddi görünümleri, belki de haklısınız daha üst görünmek için rol yapıyorlar. Ama ben tezimin bir yerde arkasındayım da; kendi tecrübem çünkü bir şeye konsantre olduğumda bir şeyler düşündüğümde hep sinirli görünüyormuşum. Bende durum buyken başka insanlar neden olmasın.

Siyasete geri döndüğümüzde apolitik gençlik eleştirinizle birlikte tümünü toparlarsak, politika girdabından sanatçı nasıl kurtulur?

Esas aydın olan sanatçıdır bir Victor Hugo gibi ya da Nazım gibi... Bu girdap değil bir seçenektir. Sizin belki sesiniz insana hitap etmez ama onların kalemleri, müzikleri, çizimleri... kitlelerin içine işler. Zaten baskıya gelemez sanat. Bu yüzden Atatürk'e göre sanatçı “alnında (aydınlanmanın) ışığı ilk hisseden insandır” ama günümüzde bu zor. Şöyle ki sanat okullarında gelecegin sanatçıları yetişiyor ancak branşları hariç pek bir ders görmüyorlar. Kitap okumuyorlar. Araştırmıyorlar. Akademilerden gerçek sanatçılar çıkartamıyoruz. Bir tek bunca baskıya tiyatroculardan ses geldi, neden? Herkesten çok okuyup empati yaptıkları cahil kalmadıkları için. Diyeceksiniz ki ilk örnek verdiğim isimler okullu muydu? Hayır, ancak bu da başka bir tartışmanın konusu...