DİYALOG MÜZESİ

ATAKAN DİNÇ İLE

OTUZ ALTINCI DİYALOG
(KURTLAR VADİSİ ÜZERİNE)

Merhaba
a.s,
Umarım iyisinizdir ve keyfiniz yerindedir Atakan Bey?
Çok sağolasın, iyi olmaya çalışıyoruz, sizleri sormalı?
Teşekkür ederim iyiyim. Kurtlar Vadisi üzerine konuşmaya ne dersiniz?
Konu nedir?
"Tecrübeleriniz" diyelim.

Anladım. Ben "Kurtlar Vadisinde" 5 (beş) bölüm oynadım. Serbest çalışıyorum.
"Beş bölüm iyi bir tecrübedir" bence.
 
Ben sanmıyorum. Bana göre önemli olan devamlılıktır.
Şu an oyunculuk mu yapıyorsunuz?
Sadece oyunculuk değil tabii ki...
 
Ekibe nasıl katılmıştınız?
 
Hacı Yılmaz Ajans aracılığıyla.
 
Ne rol almıştınız?
İlk olarak bir restorant sahnesiyle başladım. Daha sonra tamirhane sahnesi v.s.
 
Kamera önü oyunculukla ilgili ne söylemek istersiniz?
Aslında bir iki cümleyle bunu size anlatamam.
 
Eğitimini almış mıydınız?
 
Bana göre, en büyük eksikliğim bu konudur yani kağıt üzerinde - kurumsal eğitim.
Dizi ekibiyle ilgili ne söylemek istersiniz?
Uyumluluk ve çalışma düzeni ile ilgili olarak?
Hepsi bir bütündür tabii ki uyum şarttır.
 
İlişkileriniz devam ediyor mu? Kısa süreli bir çalışma mıydı?
Sonuçta sinema gönül işidir. Her ne kadar gönül işi olsa da maddiyatta önemlidir. Herbir emeğin bedeli olmalıdır.
 
Oyunculuğunuz bakımından ne tür film ve roller daha çok ilginizi çekiyor?
Türkiye'de kitlenin takip edip beğendiği ve izlediği hikayeler vardır.
 
Açar mısınız biraz?

Ben şahsen çok seçiciyimdir her diziyi, her karakteri izlemem. Son zamanlarda baya bir yukarı çıkan ve sevilen Kenan İmirzalıoğlu var. Oynadığı karakterlerle insanlara birşeyler verebiliyor.
 
Oyuncunun ekonomik özgürlüğü mü, yorucu olmayan planlı çalışması mı önemlidir sizce?
 
İkiside..
Kendizi özgür hissediyor musunuz?
 
Belirli bir yere kadar.
Başarı için gençlere ne önerirsiniz?
Şimdi bana göre bu en önemli soru, aslında başarıyı yakalamak için bir kaç tane örnek verebiliriz. Hayatını sinemadan kazanmak isteyen arkadaşlar ilk önce tiyatro eğitimi almalıdırlar.
 
Özel kurslarla ilgili görüşünüz nedir?
Az önce belirttiğim gibi kendim de en büyük eksiklik olarak gördüğüm tiyatro eğitimidir. Özel kurslarda yıllarını sinemaya vermiş büyüklerimiz görev alıyorlar. Bu tür kurslardan ben bile yararlanmayı düşünüyorum - on beş yılımı vermiş olmama rağmen.
 
Çocuğunuz var mı?
Bir oğlum var.
Onun sanat eğitimi ile ilgili planlarınız var mı?
Oğlum bu yıl üniversiteye başladı. Benden böyle bir isteği olursa tabii ki izin veririm.
 
Yönlendirme yapmıyorsunuz anladığım kadarıyla?
Baskı kurmamak kaydıyla fikir alış verişi yapıyoruz onunla. Sonuçta bir genç ve istediği, başarılı olabileceğini hissettiği bir iş yapması gerekir.
 
Son olarak, geleceğin dünyasının huzurlu ve barış dolu olabileceğine inanıyor musunuz?
Bu yolda sanatçıya düşen görevler nelerdir?
Dünyada insanlar birbirine saygılı olmayı öğrendiği zaman huzur kendiliğinden gelir.
 
Zaman ayırdınız teşekkür ediyor, sanat yaşantınızda daha iyi yerlere gelmenizi ve başarı diliyorum.
Çok teşekkürler, kolay gelsin.

Diyaloglar ilginizi çekiyor sanırsam Atakan?
Sude yi okudunuz mu?


Evet, okudum. İlginç geldi.
Teşekkür ederim,
Rica ederim. Sude anladığım kadarıyla iyi niyetli bir kadın ama biraz talihsiz...
 
Çok talihsiz geldi bana ve önemlisi, öylesi binlerce Sudenin olması.
Elbette var...
Yaptığın diyaloglara pek yorum eklemek istemiyorum çünkü insanların psikolojileri farklı farklı olabiliyor.

Bir de kadınların, acılarını ve duygularını ifade edememeleri.
Sude'den sonra... aslında biliyorsunuz fakat dokunup yakınlık kurmak daha farklı.
Kadınlar fazlasıyla duygusal olabiliyorlar, bir de yaşadıkları talihsizlikler.
 
Yakınlarınızdan birinin Sude'nin durumunda olduğunu farzetsek (senayosunu yazsak) O'na nasıl bir yol gösterirdiniz?
Benim yakınımdaki insanların bu duruma düşmesine elimden geldiği kadar izin vermem, "aile" kavramı içinde tabiki. Anladığım kadarıyle Sude ile ailesinin aralarında kopukluklar var... Öyle sezinledim.
Yaşlı anne - babasının yanına sığınmış, diğer yakın akrabaları da boşanmasına karşı oldukları için baskı kurmuşlar.
Kendi cümlesi: "Çaresizlik ve hayâllerini yitirmek nedir bilir misin sen? Analiz et bakalım, edebilirsen!"
Bu tip durumlarda kurumsal-devlet desteği gelir benim aklıma şahsen.
Belki haklısın fakat yanlış anlamadıysam yaşı 28 di. Sonuçta çocuğu olan bir kadın. Devlet kurumsal anlamda ne yapabilir ki?

Kendi ayaklarının üzerinde durabileceği bir düzenli bir iş, barınabileceği bir ev gösterme, çocuğun eğitimiyle ilgili destek v.b.
Bana göre bu kadının arkasında duracak olan eşidir.
Eşiyle boşanma aşamasına gelen bir kadına öncelikle pskolojik destek lazım, aksi kadın cinayetleri...
Aslında Sude'nin bu yaşadıkları baştan yanlışlıklar üzerine kurulu bir bicimden kaynaklanıyor: "Küçük yaşta evlenmesi" gibi.
 
Evet, tam da oraya gelmek istiyorum aslında. Toplumun butür yanlışlarını göstermek için sanata ve sanatçıya düşen görev nedir?
Olayların tam içeriğini bilmediğim için yanlış bir cümle kurmak istemem.
 
Genel değerlendirme yapabilirsiniz. Sizinle olan diyalogumuza eklerim, daha sonra.
Bana göre, burada aileye büyük görev düşüyor. Bu tür talihsiz durumlar yaşayan kızlarına sahip çıkmalılar.