DİYALOG MÜZESİ

KORAY DİKER İLE

130. DİYALOG
ALTIN KOZA


Semir Bey'in tavsiyesi ile bir diyalog gerçekleştirmek istiyorum.
 

Tamamdır, elbette.

Çarşamba 17:17

Merhaba
 

Çarşamba 18:56
 
"Paralel CD ler yarınki konsere hazır" paylaşımınızdan başlayalım dilerseniz.

Bu arada biz de konserden önce son provayı yapıyoruz, size yazdıktan sonra alelacele stüdyoya girdik.
 
Şu an nasıl, uygun musunuz?
 
 
Evet, mola verdik. 15 - 20 dakika sonra ikinci sete gireriz ancak.
 
 
Provadan başlayalım o halde, hazır bulmuşken. O sürede tamamlarız umarım. Müziğinizin türü ile başlayalım önce, nedir, ne çalıyorsunuz?
 
 
Biz "progresive rock" tarzında, Türkçe sözlerle kendimize ait bestelerimizi çalıyoruz.

Örnekleri var mı, sizin dışınızda?
 
 
Türkiyede mi, yurt dışından mı?
 
 
Türkiye'den ve yurtdışından lütfen, okuyucunun algısına yol açmak için...
 

Jethro Tull, Asia Minor gibi gruplar progresivve rock müzik yapıyorlar. Ülkemizde bildiğim kadarıyla bizim dışımızda bu tür müzik yapan bir grup yok...
 
 
Bilinen rock'dan farkı nedir?
 

"Bilinen Rock'tan farklı olarak daha komplike ritm ve armoni kalıplarını barındırır" diyebiliriz.
 
 
Bu arada link arıyorum, dinlemek için...

Link 1'de bestelerimiz, kliplerimiz de internette youtube'da mevcuttur. My space'de de kliplerimiz var...
 
 
Youtube yüklemeleri benim açımdan daha kolay:
 
 
 

Ben şimdi ikinci sete giriyorum, bir saat sonra tekrar konuşmamıza devam edebiliriz. Sizce de sakıncası yoksa...
 
 
Nefis bir başlangıç ilk klipteyim.
 

Bu arada sorularınızı yazadabilirsiniz

Ne kadar sürer?
 

Provaya geçtim ben:)
En fazla bir saat...

Tekrar görüşmek dileğiyle ben bu arada parçaları dinleyeyim.
 

Tamam, görüşürüz.


DAHA SONRA

Geldim.

Hoşgeldiniz Koray! Şu an stüdyonun havasını merak ediyorum. Tanımlar mısınız biraz?

Ayrıca klipleri izledim - dinledim. Yarın bir kaç kez daha dinleyeceğim yüksek ve düşük sesle.
 

Stüdyomuz kendi stüdyomuz.
 
Nasıl, heyecan var mı, yarın için?
 

Her sahne yeni bir heyecandır bizim için. Tabii ki heyecanlıyız, tatlı bir heyecan ama...
 

Kendinizi hazır hissediyor musunuz?
Grubunuza geçelim mümkünse, üyeleriniz ve nasıl oluştuğu önemli sanırım?
 

Flüt ve Gitarda Eril Tekeli , Gitar ve Vokalde Sina Somay, Bass ve Vokalde Koray Diker, Davulda Hikmet Kılıçoğlu ,Perküsyonda Kemal Erdoğan'dan oluşuyor ekibimiz.
 
 
Nasıl oluştu ve ne zamandan beri kaynaşıksınız?

Paralel 1992'de Sina Somay ve Eril Tekeli tarafından kuruldu. O zamanlar kendilerini hayranlıkla izleyen birisiydim. Beş yıl sonra aralarına katıldım. 92'den bu yana pekçok kadro değişikliği yaşadı grup ama Eril Tekeli ve Sina Somay hiç değişmedi.
 

Grup içinde kendinizi sonradan katılmış gibi hissettiğiniz olur mu, diğer üyeler sizin en çok hangi yönünüzü beğeniyorlar?
 

Sanırım uyumlu olmamı.

 
Batıda bazı grupların bir üyelerini kaybettiklerinde tamamen müziği bıraktıklarını okumuştum. Bu nasıl bir dayanışmadır. Olmazsa olmazları nelerdir?
 

Bu bir tercih meselesi ama müzik için yaşayan insan bence müzigi hiç bir koşulda bırakamaz. Bu nefes almak gibi birşeydir.
 
 
Diğer gruplarla ilişkileriniz nasıldır, müzik akımlarını nasıl takip edersiniz?
 

Güncel akımları TV'den takip etmeya çalışıyoruz. Açık konuşmak gerekirse takip etmeye değer pek bir şey de yok bu zamanda...
 
Notaların ve seslerin sonsuza açıldığını kabul edersek, kendinize ait bir evreniniz var mıdır?
 

Paralel bizim evrenimiz...

Yorgun değilseniz, bu paralel evreni vermenizi rica ediyorum. Hislerinizden başlayarak günlük - haftalık bir çizelgede neler yaparsınız?
 

"Parealel" ekibinde herkesin kendi işi vardır. Müzigi para için yapmıyoruz. Hafta içi iki üç gün, iş çıkışı bir araya gelir stüdyomuzda birlikte müzik yaparız. Besrelerimizi üretiriz. Hazır olunca da konsere çıkarız

 
"İş çıkışı" tırnak içinde kaldı. Diğer işlerinizden bahsedebilir misiniz?
 

Ben Altın Koza Film Festivali'nde halkla ilişkiler koordinatörüyüm. Eril Abi yüksek mimardır ama çiftçilik yapar. Sina Abi mali müşavir. Kemal Abi çiftçi. Hikmet Abi ögretmen.

 
Müthiş ve etkileyici bir birleşim. Şimdiye kadar kaç parça ürettiniz ve halk bazında en ilgi gören hangisi oldu. Sizin hitiniz nedir?
 

Çok keyifli kesinlikle. Otuz - kırk kadar bestemiz var. Sanırım en bilineni "Fırtına"...
Benim hitim yakamoz.

Kaç klip oldu ve "tıklar" tabi meraklılar için önemlidir.
 

İki standart klip var, bir yenisi yarın konserde çekilecek. Tıklamaları saymıyoruz . Ama üzerlerinde yazıyor.

Güzeldi bu cevapta. Beklentileriniz nelerdir?
 

Mümkün oldugunca bir arada kalarak müzik yapmaya devam etmek. Bu çalışmaları bir albümde toplamak. Paralel'i seven insanların oldugu her yerde konser vermek en büyük beklentimiz.

 
Sizin ayrıca kişisel olarak motorsiklet ve doğa tutkunu olduğunuzu öğrendim bu arada...
 

Kesinlikle motorsiklet ve doğa benim için nefes almanın iki yolu. Müzikle bütünleştiginde hayat muhteşem oluyor.

Biraz açarmısınız?Metal - can - insan ilişkisinde metale mi yakınsınız, sesler oradan çıktığına göre, doğallıktan anladığınız nedir, bestelerde ilham veren sesler nelerdir, müzik aletinin bir yerlerine dokunurken aradığınız nedir?
Bulduğunuzda "işte budur" dedirten nedir?
 

Aslında bu sorunuzu yazmış olduğum bir hikayenin son paragrafıyla cevaplamak istiyorum ama şu an ev internette sorun var . Tel'den yazıyorum. Bu soruyu yarın atsam size olurmu? Yoksa kısa ve sıg bir cevap olacak ki ben böyle olmasını isremem.
 
Ben doğrusu onu arıyorum. Sonra da devam edebiliriz. Benim için önemli bir nokta.

Müzik hepsinin ortak paydasıydı. İki öğretmen, iki müzisyen ve bir de ustabaşından oluşuyordu küçük konvoyumuz; boğuldukları bataklıktan çeşitli çıkış yolları arayan. Yolları üretim nehirlerinden, düşüncenin yüksek ormanlarından geçiyordu. Farkındalığın ötesinde varoluşlarının anlamını arıyorlar ve sıyrılıyorlardı, amaçsızca yaşayan bir nesne olmaktan. Mutluluğu aramıyorlardı onlar çünkü mutluğun arayarak bulunmayacağını biliyordu hepsi de. Mutluluk peşinde koşulan bir masal kuşundan başka bir şey değildi onlar için. Ne kadar kovalarsan o kadar kaçacaktır senden. Ve ne zaman vazgeçersin, ne zaman yorgunluktan nefesin kesilip de yığılırsın olduğun yere.

İşte o zaman arsız bir edayla gelip de omzuna konmaz mı? " Üretimleri ve Mutlulukları" kendi imalatlarıydı. Baktıkları, ellerine aldıkları hissettikleri şeylerde buluyordu anlamını. Bazen boya ile birleşip bir bez parçasına sürülen fırça da, bazen kilolarca gerilimi olan birkaç telin çıkardığı notalarda, bazen de bir motorsiklet manyetosunun dönerken çıkarttığı elektrik enerjisinde.
 
Yukardaki cümleler yazdığım bir öykünün son cümleleri ve siz buradaki karakterleri "paralel üyeleri" olarak düşünebilirsiniz.
 
"Beslenmek için iyi, başarmak için yanlış bir ülke" bütününe katılır mısınız? Şans ve şanssızlık ikileminiz nedir?
 

Beslenmeyi üretim anlamında soruyorsanız doğru. En çok üretim en çok çatışmanın olduğu yerde gerçekleşir ama karın doyurmak için beslenme bağlamında soruyorsanız her ikisi içinde yanlış ülke.

Avrupai yaşam biçiminin çekiciliği nedir ve Adana tabii?
 

Avrupai yaşamdan kastınız çağdaş yaşam ise pek çok çekiciliği var. Çncelikle sanata bakış açısı ve insani değerler bakımından özgürlükleri barındıryor ve insan doğası itibari ile özgürlüğüne düşkün bir yaratıktır.
İçinde yaşadığınız toplumdan sıkıldığınız olur mu, genel olarak ve nasıl çözümler üretirsiniz?
Müzik ve sanatın katkısı tabi burada vurgulanması gereken.
 

Bir çok insan içinde bulduğu toplundan sıkılır. Müzik bizim için paralelde vücut bulmuş bir çözümdür. Bunun dışında Eril Abi , Kemal Abi ve Sina Abi bisiklet sürerler doğada. Hhikmet Abi ise yüzücüdür.
 
Organizatörlük yeteneğiniz ve Semir Bolat tanışmanızla bitirelim bu değerli diyalogu lütfen.
 




İKİNCİ BÖLÜM
ORGANİZASYON

Önce, Semir Abiyle tanışmamı anlatayım ki benim için hayatımın en güzel zamanlarından birisin de -en güzel insanlardan birisiyle tanışmak, paha biçilmez bir güzellikti. Semir Abiyle Arslan Köy'de Şaymana'da tanıştık. Doğa kadar güzel, güler yüzlü, dünyalara değer bir insan kendisi. Kendimi çok şanslı sayıyorum Semir Abi gibi birisiyle tanışmaktan dolayı.

Organizatörlüğe gelince. 10 Yıldır Altın Koza Film Festivali'ni gerçekleştiren "Belediye İştiraki Teşekkülü" olan "Altın Koza A.Ş' de" görev yapmaktayım. Altın Kosa Film Festivali'nin "Halkla İlişkiler Koordinatörlüğünü" yürütüyorum. Ayrıca Adana'nın Sanat hayatında büyük payı olan sanatsal etkinliklerde aktif görev almaktayım.

Konser nasıldı?

Süperdi. (Gülücük)
İnsanlar çok güzeldiler.
Yeni klibimizde geliyor bu konser görüntülerinden oluşan.

"Bütün enerjileri topladık ve bütün enerjileri yaydık" diyorsunuz anladığım kadarıyla.

Kesinlikle evet, bu enerjiyle yepyeni besteler gelebilir. İnsanların tepkileri harikaydı. Biz sadece kendi bestelerini çalan bir grubuz ama şu ön yargıyı yıktığımıza inaniyorum ki oda "insanların kulak aşinalığı olmayan parçaları ilgiyle dinlemedikleri". Her parçamızda insanların ilgiyle dinlediklerini gördüm ve çok mutlu oldum.
 
"Altın Koza" türü organizasyonların püf noktaları nelerdir?

Aslında her organizasyon kendi içinde kompleks bir yapıya sahiptir. Bu tür organizasyonlarda önemli olan iyi bir ekiptir. Bu ekipte her birey ne yapcağını bilen, kriz yönetimini iyi idare edebilen ve öngörülü insanlardan oluşmalıdır ve özellikle işini zevkle yapan insanlar olmalıdırlar. İşin püf noktası yine insan faktöründe gizli ve sevgi tabiiki...
 
Organizasyon ekibinin (Altın Koza) bir parçası olarak hangi çalışmalara omuz verirsiniz, katkınız nedir ve çalışma biçiminiz (bu alanda)?

Organizasyonun başlanıcından sonuna kadar sahadayız yani organizasyonda yer alacak etkinlikler için konukların gelmesi, onların konaklamaları, ihtiyaçlarını giderilmesi, katılacakları etkinliklerin davetiyelirinin basılması, gönderilmesi, geri dönüşlerinin alınması, açık hava medyalarında ve gazetelerde haber olarak yer alması, etkinlik zamanı etkinlik mekanlarının hazırlanması, etkinliğin akışı ve sonlandırılmasına kadar arkadaşlarımızla aktif olarak çalışırız.

İkinci Bölümü yapmış olduk böylece, başlıkta "ORGANİZASYON"...
Teşekkür ediyorum.
Arkadaşlarınızın tümünü diyaloglara davet ediniz lütfen! (Gülümseme)

Elbette. (Gülümseme)


 
İKİNCİ BÖLÜM SONU