DİYALOG MÜZESİ

ELİF BESTEM SİNAN İLE

209. DİYALOG
SOKAK TİYATROSU
(ÖZGECAN İÇİN)

Merhaba, sanatınıza dair yazışabilmek dileğiyle.

Teşekkürler.

Merhaba, sanat gündeminizi alabilir miyim?

4 Nisan'da "sokak tiyatrosu" yapıyorum. Şu an gündemimde bu var...

Konusunu verebilir misiniz ve işleyişini de tabii?

Kadın oyunları. Şiddete yönelik.

http://youtu.be/Co8XDWtZDsM

http://youtu.be/HkqpgbrayQY

Bunlar; oyunlarımın kısa görüntüleri. 

Afişten bahsedebilir misiniz?



Yalnız Kadın. Kocası tarafından şiddete maruz kalıyor, kayınbiraderi tarafından tecavüze uğruyor...

Ağır dram gibi geldi?

Diğeri Alman gazeteci "Ulrike Meinhof", gerçek hikaye...
Aynen dramlar; beşer dakikadan on dakikalık iki oyun. İstanbul'da olanları müsait olduklarında bekleriz.

Okuyucularımıza detay verebilirseniz eminim size geleceklerdir.

Tabii ki. İlginiz için ayrıca teşekkür ederim. Ben güzel bir yazı yazıp onu paylaşayım o zaman size?

Varsa hazır yazılarınız Ek' olarak ekleyebiliriz. Sürecinizin nasıl geliştiğini verebilir misiniz?

Öyle bir yazı vermedim daha önce. Burası (Facebook) haricinde hiç reklam yapmadım. O yüzden öyle hazır bir yazım yok...

Buradan devam edelim o halde. Kısa kısa verin lütfen.

Olur tabii:

Nasıl başladı, amaç ne idi, ilgi nasıl, hedefe ulaştığını düşünüyor musunuz?


2007 yılında Füsun Demirel'in çevirdiği "Dario Fo" ile tanıştım. Konservatuar sınavlarım için hazırladığım tiradlarımdı. Rejilerini kendim yaptım. Aslında komedi parçası olarak seçilen "Yalnız Kadın" benim için çok içsel bir olaydı ve onu dram yönünde çalıştım. Şizofren akıl hastanesinde hayal ederek oynamaya başladım. Yalnız kadın kocası tarafından şiddet gören ve kayınbiraderi tarafından taciz edilen aslında çok fazla içimizde olan hepimizin bir nebze olsun içimizde yalnızlığımızı barındıran biridir.

Ulrike ise Alman bir gazetecidir. Gerçek olan bu hikayeyi yine Dario Fo kaleme almıştır. Oyunlarımda kesinlikle bir ücret talep etmeden, reklama başvurmadan, günümüz Türkiyesi için -ben de elimden bir şey gelmesi adına, bu iki oyunumu "sokak tiyatrosuna" çevirip sanatımla haykırmak istedim. Özgecan için yaptığımda halk tarafından çok büyük taktir gördüm. Orda ki teyzelerin yaşlı gözlerle bana sarılması hiç bir şan'a, şöhrete, paraya değiştirilemezdi.

Tabii bahsettiğim kitle ise o sırada yoldan gecen kişilerdir.

Kadını zayıf gösterdiğini düşünüyor musunuz, oyunun?Ülkemiz özelinde kadının daha güçlü olması - görünmesi için tecrübelerinize de dayanarak neler öncelikle yapılmalıdır?

Asla. Kadınlarımız hiç kimsenin aklının alamacağı kadar güçlüdür. Güçlü dururlar. Sadece -belki, bedensel zayıflıklarını, duygusallıklarını kullanabilirler ama duruşları her zaman diktir nettir ve GÜÇLÜDÜR.

Güçten, içsel dinamikler anlaşıldı sanırım. Toplumsal güç anlamında sormuştum. Neden kendi ayaklarının üzerinde duran kadınların oranı oldukça az?