DİYALOG MÜZESİ

HAMİDE SÜNETÇİ İLE

135. DİYALOG
ANİMASYON SİNEMA



Merhaba
. Animasyon sanatı ile ilgili bilgilerinizi bizimle paylaşırsanız mutlu oluruz.

Rica ederim. Tabiki yardımci olmak isterim.

Açar mısınız biraz konuyu, nasıl bir uğraştır ve sanata katkısı ile bakış açısı lütfen?

Siz tam olarak ne iş yapıyorsunuz?

Sanal röportaj mı?

Diyalog yazarıyım Hamide Hanım.

Anladım.
Bunu başında söyleseydiniz daha iyi olurdu.

Sanata dair diyaloglar. "Fikir alışverişi" diyebilirsiniz.

Çok mesaj geliyor ve sohbeti abuk subuk yerlere çekmeye çalışanlar oluyor. Bu yüzden çok sohbet etmem.
Sizin durumunuz farklı tabi.

Rica ederim. Tacizci zannettiniz sanırım. (Gülümseme)

Biraz öyle oldu.

Doğallığı korumak adına, çatkapı diyaloglar.

Anladım.

Rüyaların bir izdüşümü olmalı, neden kanalizasyona yuvarlanır düğün yüzüğü?

Hiç bilemiyorum gerçekten arkadaşıma da çok mahçup oluyordum. (Zaman tünelindeki bir paylaşımla ilgili)

Animasyon da çocuksu bir mizah var mıdır varsa nedeni nedir?

Bu soru hitap etmek istediğiniz kitleye göre değişir.

Genel olsun, o halde?
Diyalogların birinde Walt Disney yazışmıştık ve herkes onun gibi olamaz çıkmıştı. (Bahadır İşler Diyalogu)

O halde genel olarak animasyon kavramının benim için uyandırdığı duygulardan bahsedeyim:

Rica ederim, buyrunuz! Walt'a da bağlarsanız sevinirim Kendi çocukluğunuzdan bile başlayabilirsiniz.

Animasyon bilindiği gibi " hareket " demektir. Şu an içinde bulunduğumuz dünya da bir animasyondan ibarettir aslında. Animasyon; hareket etmesini istediğiniz obje, insan, çiçek canlı ya da cansız tüm varlıkları canlıymış gibi düşünüp onlara ruh vermektir.

Bazen verdiğiniz ruh çocuk ruhlu olurken bazen de tam tersi olabilir. Yaptığınız çalışmalar o an ne anlatmak istediğinize ve hitap etmek istediğiniz kitleye bağlıdır tamamen.

Bu kadar mı?

Benim animasyon ilgim çocukken başlamadı açıkcası. Çocukken fazlasıyla çizgi filmler izledim. Tom & Jerry - Taş Devri - Kaptan Tsubasa - Pokemon v.s.  Çok keyifle izlediğim halde hiç bu animasyonları yapan kişi olmayı hayal etmedim. Çocukken hayalim hayvan belgeseli çekmekti hala da içim de var bu istek.

İsteğin (dürtünün) temelinde doğa mı var yoksa daha çok evcillerle ilgili bir istek midir?

Doğa.

Zannedersem doğada keşfedemediğiniz bir şeyler var ve sizi o yana sürüklüyor?

Fazlasıyla meraklı birisiyimdir ve çocukluğumdan beri kendimde başkalarında olmayan gizli güçlerin olduğuna inanırdım Geceleri herkes uyuduğunda camdan dışarıyı izlerdim ve "kimselerin göremediği gizli olayları görüp keşfedeceğim" diye düşünür kendimi kahraman zannederdim.

"Zeyna" dizisini çok severdim mesela. Onu izlerken sanki o savaşçı kadın benmişim gibi hayal eder dururdum.



Güçsüzlük hissi ve bir biçimiyle eksikleri tamamlama dürtüsü olabilir mi, yoksa tamamen kadın duyarlığı ile üretkenlik ve katkı sunmak amaçlı mıdır?
Sanatın ve özelde sinemanın kadının yücelmesine ne gibi katkıları olmuş olabilir?

Güçsüzlük olduğunu sanmıyorum aslında bakarsanız. Sanatın kadını yüceltmesi kısmına gelirsek bu biraz toplumsal algıyla alakalı bir konu. Bana kalırsa kadın -erkek ayrımı olmamalı. Dünya üzerinde birbirini tamamlamak için yaratılmış iki varlıktır kadın ve erkek. Sanatsal açıdan da birbirlerini tamamlıyorlar bence. Toplumsal olarak değerlendirirsek bizim ülkemizde sadece sanat için değil insanların kendilerini geliştirmesini sağlayan hiç bir konuda kimseye destek verilip alkışlandığını görmedim ben.

Bugün bile günümüz de eski düşünürlerin, sanatçıların değeri yeni anlaşılıyor. "Ne büyük sanatçıymış" deniliyor. Yaşadığı döneme bazı insanların fazla olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden bu insanların değeri öldüklerinden yıllar sonra anlaşılıyor, üzerine besteler - ağıtlar ya da köprüler - parklar yapılıyor.

Kadın inceliği ve duygularının gücü ile sürekli başıdönen sanatçılar sizce bu biçimiyle mi düşünürler?
"Sanat kadın minvalinde döner" desem çok mu abartmış olurum?

Bence sanat sadece kadın minvalinde dönmez. Bu söze katılmıyorum. Sanat tek bir objeye - tek bir duyguya - tek bir algıya hapsedilmemelidir bence. "Kadın" sanatın içinde barınan bir varlıktır sadece.
 
Ürediği yer merkezinde ele alırsak? İlham olması bakımından veya ulaşılası bir amaç... İlk dönem Tanrıçalar filan düşünülebilir bu bağlamda.

Sizin söylediğiniz gibi düşünürsek "Sanatı kadının doğurduğunu" çıkarırız anlam olarak. Ben "Sanat'ın kadını ya da erkeği doğurduğunu" düşünüyorum.

Nedir kadındaki bu çekicilik, doğanın ona armağanı bu üretebilme yeteneği değil midir? Erkekleri de üretmeye iten.

Sanat hep vardı zaten. Tıpkı yer çekimi gibi. Sadece doğru kişiler tarafından keşfedilmeyi bekledi.

Enerji olarak mı düşünüyorsunuz? Hep var olduğuna göre...

Kadın tek başına üretemez. İlham aldığı şeyler olmalı. Bunlar bir erkeğin hissettirdiği aşk olabilir. Kalbi acıyla yanan bir kadın içinizi acıtacak bir şiir yazabilir size. "Kadın" tek başına düşünüldüğünde evrende boşluktan başka bir şey ifade etmez. Diğer varlıklara ihtiyacı vardır. Rüzgar - Yağmur - Aşk - Korku... Kısacası sadece kadın olarak bakmıyorum olaya bende bir kadın olduğum halde. İnsanların tamamlanmak için birbirlerine ve evrene ihtiyacı vardır. Yaşadığımız her olay, karşılaştığımız her insan bizim kendimizi tamamlamamız için karşımıza çıkmıştır.

"İnsan doğuştan kusurludur" diyorsunuz yani?

Evet.
"İnsan doğuştan eksiktir" diyorum. Bu da bir kusurdur.

Gördüğünüz bu kusuru veya kusurları gidermek veya tamamlamak için neler yaparsınız - sanat bağlamında?

Tamamlandığımı hissetmem gerekiyor öncelikle. Hayat insanı tamamlarken üzer ya da sevindirir. Beni genelde üzüyor. Bende üzüldüğüm zamanlarda duygularımı dışarı vurabileceğim şeyler yapıyorum. Şiir yazıyorum. Şiir sayfamı sizinle paylaşmak istedim. Şiirlerimi okuduğunuzda hayatın beni nerelerden eksik bulduğunu daha iyi anlayabilirsiniz. 

 
"Aman Allah'ım", "Şiir" demeseydiniz keşke. O kadar çok şair var ki, ülkenin 1/4'ü şair. Bence bu konuya hiç girmeyelim.
"Animasyon sinema" iyidir, devam etmek için...

Sizin sorularınız oraya götürdü napalım!
Tamam animasyondan devam edelim:

Animasyon nasıl başlar, nasıl bir işleyiştir, nasıl sunulur, eksikler nasıl kontrol edilir?

Ben animasyona çok alakasız bir bölümden başladım. Tamamen merakla ve hayranlıkla başladı bende animasyon. Üniversite yıllarımda gördüğüm bu video benim ikinci üniversitemi bırakmama sebep oldu. http://www.youtube.com/watch?v=2pkGVbz75fg&feature=youtu.be

Ben bu işi yapmalıyım dedim ve şaka gibi üniversiteyi bırakıp geldim.

İşleyiş kısmı tamamen bir sabır olayıdır. 1 saniyelik bir animasyon yapmanız gerekiyor diyelim. Bunu 25 tane fotoğrafı yan yana diziyorsunuz gibi düşünün. Animasyonda da 1 saniye de 25 karelik bir hareket yapılır. İnsan gözü saniyede 25 karelik bir hareketi algılar çünkü... Sunum aşamasına gelince, yapılan animasyonun videolu bir çıktısı alınır ve uygun ekranlarda görüntülü olarak sunumu yapılır.  Eksiklerine ya da fazlalıklarına çıkan video izlendikten sonra karar verilir. Değişmesi istenen kısım için revize istenir o kısım düzeltilip tekrar çıktı alınarak ilgili kişiye teslim edilir.