DİYALOG MÜZESİ

BÜLENT ÇELİK İLE

119. DİYALOG
YAŞANAN VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

 

"Sanat Yanıltmacası" üzerine yazışmak ister misiniz Bülent Bey?
 

Buyrun!

Az önce ünlü bir dizide rol alan senelerin emekçici bir oyuncunun cümlesini gördüm zaman tünelinde. "Kar, çamur heryer servis bekliyorum, sete gitmek için..."
Ne anlam ifade eder bu cümle sizin için?
 

Oyuncu arkadaşın işini yapmak için sete gitmeye koyulduğunu ve olumsuz şartlar yaşadığını anlıyorum. Bunu paylaşmış.

İzleyici açısından erişilmez bir yerde duran sanatçının gerçek yaşantısı veya yaşamı hakkında ne belirtmek istersiniz?
 

Sanatın erişilmezlîği olmaz. Sistem bunu dayatır. Sanatçı arkadaşımızın normal bir açıklama yapmış, her oyuncunun yaşadığı şeyler...
Sevdiği işini aşkla yapan, zor şartlarda çalışan, çok emek veren ama izleyicinin ona biraz tozpempe bakması...

Toplumu bu denli etkileyen bir yapının etkileri, sizin bakış açınızla nedir?
 

Şu anda fazla zamanım yok. Kısa bir cevap daha verebilirim. Toplum televizyonlara ve internete çok aşina, ne verilirse onu alıyor. Fazla gelişmemiş toplumlarda algılar daha çok iş yapar. Bütün bunlara rağmen sanatçının topluma güzel şeyler lanse etmesi onun olağan isteğidir. Varolan sistem ve siyaset her yerde...
 

Politikanın sanat üzerindeki etkilerini öne çıkarıyorsunuz sanırım?

Evet.
Tiyatroların halini biliyorsunuz herhalde! Bu sadece bir örnek.
 

Tiyatrolarla ilgili bir kaç farklı diyalog gerçekleştirdik. Genel olarak sorunlar olduğuna değiniliyor. Özelleştirmeden yanayım ben şahsen, gelecek için...
 

Tiyatrolarda oyunlar özgür olmalı. Sanattan bahsediyorsak dizilerde de her şey reyting için olmamalı.
 

Daha detaylı bilgi almak isterdim. Konu konuyu açıyor haliyle...
Kendi yaşam özelinizde sanata dair bir şeyler yazmak ister misiniz?

Bir oyuncu olarak kendi alanımla ilgili yazabilirim.

Sanat yaşantınız özelinde özgür sanat, tiyatro, dış etkiler konuşulmuştu. Kaldığımız yerden devam edecek olursak.
Tecrübelerinizi anlatınız lütfen!


Tabii. Özellikle tiyatroda üstatlarımızın genel kanısı; oyunların özgür olması ve devletin bütçeler ayırması. Dizilerde de sorunlar var. Çok yoğun çalışma ortamlarında, soğuklara karşı ısıtıcıların daha fazla olması, en basitinden. "Tir tir titreyen" oyuncu ve ekip çalışanları gördüm. Reytinge dayalı bir sistemin var olması genelde dizilerin ömrünü belirliyor. Oyuncuların çoğu iş ortamlarında severek çalışırlar. İş ortamlarının daha iyi olması verimi artırır.
 

Şanş ve çevre etkisinin oyuncu üzerinde olumsuz etkilerinden bahsedildi.
Daha kurumsal - hakedenin yer alacağı prodüksiyonlar gelebilir mi?

Şans - kısmet tabiki çok önemli. Bence diziler bu kadar çok ise şartlarınında profesyonel ve insani olması gerekli. Bunu sağlayanlar var, sağlamayanlar var. Oyuncuların işi gerçekten zordur; bir yandan iş gelmesini bekler diğer yandan oyuncu bolluğu çevre faktörünü öne çıkarır.
 

Sizin kurumsal ilişkileriniz ne düzeydedir?
 

Vergiler çok alınıyor ve bu da her şeye yansıyor.
 
Kendi ofisiniz veya menajerlik sisteminiz var mı yoksa eski düzen ne denk gelirse mi..?
 

Ben şu anda sadece oyunculuk yapıyorum. Ofisim yok. Menajerlik sistemi tabiki o kuruluşun prensiplerine bağlı, saygı duyarım.
 

Diğer oyuncu meslektaşlarınızda gördüğünüz kurumsal ilerlemeler nelerdir?
 

Menejerlik sistemi dahilinde çoğu uygun projelerde, çok iyi işler çıkarabiliyorlar. Geliştirilmesi, oyuncuların şans faktörlerinin artırılması gerekiyor. Kurumsal ilerlemeden bahsetmek şu aşamada zor ama çok iyi oyuncu ve ileri görüşlü arkadaşlar var.
 

Onların örneklerini ve tecrübeleri almak istiyorum, daha da geliştirmek amaçlı...
 

Yani oyuncu zorlukları; oyunculuğu çok sevmelerinden dolayı aşar ve dayanırlar, kendilerindeki pekçok şeyin farkına varırlar bu da seyirciye yansır.
 

Dayanma, sabretme, zorluklara katlanma yerine her şey yerli yerinde olsa ve daha hızlı ilerleme kaydedilse iyi olmaz mı?

Bunu nasıl aşabileceğimizi sorguluyorum başından beri.
 

Tabiki aşılır.

Bu aşamada çabalarınızı ve önerilerinizi merak ediyorum.
 

Ne güzel ne mutlu size. Bütün bunları sorguluyorsunuz. Dediğim gibi vergi, yapımlar, profesyonellik, daha derin ve detaylı kurumsallaşma, devlet desteği...
 

Uzun metraj filmlere geçersek, tecrübeniz oldu mu bu konuda?
 

Evet.

Diyalogu buradan birleştirelim lütfen. TV tecrübesinden sonra sinemaya geçişte aksaklıklar ve çözümler ile de bitirelim, (önerim).
 

Dizilerde reyting uzun metraj filmlerde gişe ana etkenlerdir. Çok iyi filmlere imza atılıyor ama gişe yapsın diye de sanattan kopmamak gereklidir. Filmlerde daha çok oyuncular üzerine roller verilmeli. Şarkıcı, model, eğitimsiz veya ucuzlar, başka branşlardaki kişilerin  bu alana kaydırılmamalı. Emek veren oyuncular var. Türk Sineması oyuncuları ile beraber ününü, şanını arttırmalı daha da. Bir de AVM'de olmamalı salonlar, sadece.

Son olarak mesajınız nedir?

Herkezin birbirini anlaması ve işlerde kolaylık, başarı. Oyuncu arkadaşlarıma nice projeler dilerim.
 
Teşekkür ediyorum.
Katkı verdiniz.
Sanatta başarılı günler dileklerimle.
Hoşçakalınız!