DİYALOG MÜZESİ

ALİYE UYANIK İLE

208. DİYALOG
BOZOK KIZI


Güzel ve sanat?
 
Efendim.

"Severim güzeli bir de atı" paylaşımını beğendiğinizi gördüm, dolayısıyla sordum. Bu konuda düşünceniz nedir anlamında?
 
Atlar muhteşem hayvanlardır; bende özgürlüğü ve zerafeti yansıtır.

Mercedes bağını nasıl değerlendirirsiniz bu durumda?
 
Mercedes bana göre asrın en iyi atı yerine geçse de gene bir metal yığınıdır. Maddi güç gösterisi... Gösteriş hiç iyi değil.
 
Ama istediğimiz yere götürüyor, ulaşımımızı kolaylaştırıyor, hem de dünyanın bir numarası?
 
Atların duyguları - hisleri, sahibine bağımlılığı...
İstediğimiz yere diğer ucuz otomobiller de götürür. Yeter ki bakımlı olsun. Tabi, görüş ve bakış açısı meselesi...
 
Sıradan bir otomobilin 50.000 parçası olduğunu biliyor muydunuz?
 
Yok, o kadar bilmem ben. Bayanlar pek arabayla ilgilenmez sanıyorum. (Gülümseme)
 
Demem o ki: "O kadar parçayı bulup, imal etmek insan gücü ve becerisi - mühendisliği bakımından bir harika değil mi?"
 
Neden olmasın elbette yine de bir canlı yapamıyor -etten kemikten, mühendisler değil mi?
Oğullarım da mühendis. Arabalar, makinalar konusunda çok donanamlılar. Ben çok anlamam. Ben manevi yönüne bakıyorum genelde.

İnsanın gücüne inanmıyorsunuz sanırım.
 
İnanıyorum. O başka şey... Yoksa bunca teknolojiden eksik kalırdık. Ama bana kalsa bâkir bir doğa da yaşamak ve her yere at ile seyahat etmek olsaydı "her şey" derdim. Bu konuyla ve bu çağda çok banal kaldığımı söylerlerdi.
 
Sizi bu duyguya iten nedir, sorguladınız mı hiç -acaba "kendimimi kandırıyorum" diye sorar mısınız ara sıra?
 
Kendimi kandırmaya çalışıyorum ama kanmıyor maalesefki.

İlginç bir noktaya geldik. Şiirlerinizle devam etmek isterim. Yazarken nasıl bir yol izlersiniz?
 
Zamanın ve insanların çok çirkinleştiğini düşünüyorum. Önce kendimden bahsedeyim size, yani ben öyle "ahım şahım" okul okuyamadım. Şiire gelince sanırım tamamen genetik. Köy ilk okulundan sonraki yıl orta öğretimden alınıp evelendirildim.
 
Kaç şiir oldu şimdiye kadar?
 
Şiir var şiir denirse, 300'e yakın ama ben ilk yazdığım şiirlerimi beğenmiyorum ve hala şiir diyemem öyle şairler okuyunca. Yani bir Türkçe edebiyat dersi görmedim. Noktalamalardan bi haberdim. Sonradan öğrenmeye çalışıyorum.
 
Beğendiklerinizden ve diğerleri tarafından da beğeni alan bir kaç şiiri buraya yapıştırır mısınız?

Tamam. Mesela yeni bu şiir: 
 
ÇANAKKALE ZAFERİ

Kaçırın gözünüzü, eyy! intikam güdenler
Çanakkale’ye doğru, ahir sokakta bugün
Kendi karalığından, güneşi seyredenler
Sıyır perdelerini, zahir sokakta bugün
Eğilmez başımızın, diriliş ilkesiyle

"Aşk yeniden" diyerek, yaşama hevesiyle
Yeni doğan bebenin, ilk avaz ilk sesiyle
Ölümsüz bestemizle, şiir sokakta bugün
Barışın türküsüyle, samimi duygumuzla
Bölünmez bütünlükle, halklara saygımızla
Bir başından, bir başa, kardeşlik yaygımızla
Fırat, Dicle, ters akan, nehir sokakta bugün
Al kanlara belendi, genç koca yaşlı deden
Ölümü öldürdüler, dönmeyi düşünmeden
Bir gitti, bin geldiler, sancıları dinmeden
Bağrında şehitiyle, şehir sokakta bugün
Onlar kara toprağın, hem altı hem üstünde
Bayrak, vatan sevdamız, gelecekte ve dünde
Kükredi kahramanlar, tarih mürekkebinde
Aydını, yazarıyla, şair sokakta bugün

ALİYE UYANIK/ BOZOK KIZI18 MART 2015/ GEBZE


HECE KONUŞTU BUGÜN


Umuda nokta koymuş hayallerine virgül
Yüreğim mantığına akıl danıştı bugün
Dilinden düşenleri onaylamadı gönül
Dumanı tepesinde nice yanıştı bugün
Ahdi onu sevmenin üzerine su yutmuş
Sol yanı dile gelmiş ağrıları baş tutmuş
Kalbini söküp söküp avucunda uyutmuş
Ay battı, gün karardı gece konuştu bugün
Beti benzi kesilmiş sol habersiz sağından
Kızıl yağmurlar inmiş gözünün çanağından
Gül rengi gülüşleri süzülmüş yanağından
Masallardan fırlamış ece konuştu bugün
Sanki kayıp kentlere düzenlenmiş bir gezi
Antik bir harabe de kaybolmuş sanki izi
Sanki batık bir gemi acıtmıştı denizi
Kuşdili mi, lehçe mi nece konuştu bugün
Kuyruklu yıldız gibi bir görünmüş bir batmış
Belki de bir nefeslik seyrine muhtaç etmiş
Kaçıncı kez ölüşü Azrail gülümsetmiş
Dil sustu gönül küstü hece konuştu bugün

Aliye UYANIK / BOZOK KIZI26.12.2014/ GEBZE
 
"Benimki bir nevi kendi kendimle dertleşmek. İddialı da olmadım zaten..."
 
 
SORMA NEDEN İÇTİM

Hasretin katmerlenip hüzün keder arttıkça
Gözlerin deryam oldu daldım içtim bu gece
Efkarımı kantarlar fazla fazla tarttıkça
Şarap diye göz yaşı doldum içtim bu gece
Sensizlik uykusunda hayalinle seviştim
Gözlerimi kapatıp seraplarda kavuştum
Talihim karabasan gizlenip de savuştum
Düşlerimden kabusu yoldum içtim bu gece
Ayla arkadaş olduk yıldızları soldurdum
Kadehleri sımsıcak leblerinden doldurdum
Sana armağan diye kır çiçeği yoldurdum
Masamda ki buketle kaldım içtim bu gece
Gönül söz dinlemedi yüreğine aktım da
Şiirler türkü oldu ağıtları yaktım da
Canımdan çok sevdama uzaklardan baktım da
Kalbimi bin parçaya böldüm içtim bu gece

Aliye UYANIK/ BOZOK KIZI

Anladım. Kitaba dönüşen veya daha farklı çalışmalara neden olan şiirleriniz oldu mu?
 
Yok. Bir bayan olarak şiir yazmam bile zor oldu. Kitap konusuna gelince çıkaracağımıda bilmiyorum. Eşim şiiri "boş beleş iş" bulur. Beni de soğutmaya çalıştı çok (Gülümseme)

Ama ben yazmadan yapamıyorum.

Tümünü düzenlediniz mi?
 
Bazılarını... Yani üç şiirden biri mutlaka güne geliyor.
 
 
Editörlerle çalışır mısınız, o tür bir arayış için başvurularınız oldu mu?
 
Sitede yayınlanıyor.

Link verir misiniz?
 
 
Erkan bey evli bir kadının eşi eğer şiir sevmezse zordur bu konular.

Işığınız parlarsa sizden önce harekete geçecektir emin olun.
 
İnaşşalh ne bileyim...
Evliliğimin ve çocuklarımın huzuru için ben de vaz geçtim kitap işinden.
Sadece -dedim ya, içimi döküyorum şiirlere.

Katkı verdiniz teşekkür ederim. Işığınızın parlaması dileklerimle. Eşinize de ayrı selamlarımla. Son mesajınızla tamamlayalım lütfen.
 
Benimle sohbetiniz için sonsuz teşekkürler saygı ve selamlarımla.