DİYALOG MÜZESİ

BÜLENT TÜSEN İLE

203. DİYALOG
KENDİMİ ŞAİR ZANNEDİYORDUM

Ders vermişsin bize. "Türk Dilinin ihtişamını gösterebiliriz". Sağol derim. Ben de şairim sanıyordum.
 
Umarım kırıcı bir paylaşım olmamıştır. Herkesin 1/4'ü şair olduğu için ülkemizde...
 
Ders aldık.

Saygılarımla.
Siz hangi türü kendinize daha bulursunuz? (şiir dışında)
 

İnceleme.

Deneme.
 
Eleştiri ile incelemenin farkı nedir, sizce?
 
Açıklayıcı, yorumlayıcı değerlendirici incelemeler eleştiridir.

Örnek var mı? Görmek isterim, doğrusu.
 
Hocam, örnek çok dergilerde mevcut.

Şu an diyalogdayız, dikkatinizi çektiyse. Sizinki 92. diyalog oluyor ve "şiirden eleştiri yazılarına" başlığında gelişiyor.
Açıklayıcı bilgi verirseniz, okuyucular açısından faydalı olur kanımca. (Önceki bir diyalog taslağı olduğu anlaşılıyor)

 
Ama bizde incelemeden apayrı düşünülen değerlendirme eğilimi var.

Bir yol açabilirsiniz!
 
Metni esas almalı inceleme. Sonra çözümleme. Eserden alıntısız belgelemeden yargı ortaya koymamalı.
 
Dergilerdeki yazılarınızdan bir link rica ediyorum, lütfen!

 
Yok, hocam. Yeniyim daha.
 
İncelemenin de türleri olmalı. Ne tür incelemeler geliştirirsiniz?
 
Eleştiri yaptığın alanın geçirdiği evreleri de bilmek gerek. O kadar yetkin değilim.
 
Örnek aldığınız "incelemeciler" var mı?
 
Çağdaş Türk Şiiri olabilir. Şiirden kopamıyoruz yani
 
Tamamen zihinsel bir gelişim mi, sizinki?
 
Hayır. Şiir beni hayata bağlamıştır.
 
Örneğin, "Günümüzde en çok satan Harry Potter serilerini incelemek - eleştirmek, edebiyatın bir türü olamaz mı?"
Dolayısıyle şiirden kurtulmak için, binlerce yol ve sebep vardır kanımca...
 
İnceleme üzerine, Gürsel Aytaç.
 
Hatta "kendini şair zannedenlerin incelemesi bile" yapılabilir kanımca bu aşamada!
 
Çağdaş Türk Romanı üzerine incelemeler.
 
Bu tür bir inceleme yapmayı düşünür müsünüz? Türk Diline katkı vermiş olursunuz.
Bizimkini de yaparlar.

Başlık: "Kendini şair zannedenler incelemesi"
 
Şair zannediyoruz kendimizi. Zaman iyi ilaç
 
 
Tedavi edemeyebiliyor bazen.
 
Teşekkür ettim Hocam.
Saygılar.

Yeni başlamıştık. Tam afyonun patladığı yerdeydik!
 
Patlasın Hocam.

Sizi edebiyat dünyasının harikaları ile tanıştıracak bu diyalog.
 
Ustalarımıza bizden önceki üstadlarımıza saygımız var.



Yeni nesile ustalık yapmış olacaksınız! Gelin birlikte çatlatalım şu kabuğu!
 
Büyük laf etmem Hocam. Haddimi bilirim.
 
Yaşadıklarını, hissettiklerini söyle yeter!
Ustalar, üstadlar her zaman başımızın üstünde yerleri olan değerlerimizdir.
 
Ölümü öldüren şiir.

Türk Dilinin içine eden şair bozuntuları!
Ağır gelmesin lütfen. Ben de kendimce Bedrettinim. 1000 şiirim var.

Helal olsun. 1000 şiir dile kolay, saygılar...
 
Bıraktım. Geçen Nisay ayından beri yazmıyorum artık. (2014)
 
Sizden de öğreniriz. Öğrenmeye açıkız.
 
Benden "edebiyatın diğer muhteşem alanlarına geçme fikri" edinirseniz ne mutlu bana.
 
Tamam Hocam. Edebiyat ucu bucağı yok.
 
Ülkede şu an korkunç boyutlarda şiir cinayetleri işleniyor. Türk Dili talan ve imha ediliyor.
Bu kampanya ile Türk Diline tarihe bir katkı vermiş olacaksınız! Yaygınlaştırınız lütfen! "Yeni Edebiyat Patlaması" diyorum buna. Başaracağız.
 
Bozuntu olarak mı kalacağız şimdi. Kitap okuma isteği kalmıyor içimizde.
 
O kadar çok var ki. Türkçe celladı diyorum ben bunlara. Üzerinize alınmayın lütfen. Ülkede kitap okunmamasının asıl nedeni budur.
Muhteşem dilimiz mahvedildiği için. O muhteşem akışlar ve bağlar verilebilseydi herkes okurdu. Şiirdeki kopuk kopuk kelime kırıntıları dili mahvediyor.


ÖNEMLİ BİLGİ BU
 
Hocam hemen şiir yazınca şair olunmuyorki.

Daha derli toplu, başı sonu belli olan, içinde sebeplerin cevaplarının net göründüğü cümleler olmalı "dilin ihtişamının görülebilmesi için". Bağları öğrenmek gerek. Eskiden kağıt kalem olmadığı için sözlü edebiyat ile "muhteşem dilimiz" bugünlere geldi. Bugün bizleri Türkçe sevdalıları olarak Dilimizi yeniden şaha kaldırmamız gerekiyor.

DAHA SONRA

Hocam nasılsınız?

Teşekkür ederim Bülent, umarım sen de iyisindir?
 
İyiyim Hocam hazırlık yapıyoruz. Edirne'de şiir gecesi yapacağız. Şairlere duyurumuzu iletiniz lütfen!

Anlaşılabilecek mi?
 
Bence anlaşılır. Edirne'den yüksek bir ses yükselsin. Şairlere "şiir bırakın" demiyoruz. Diğer türlere ağırlık verin ve üretin!
 
Zaten diğer türler olmadan açımlama yapamayız. Sadece "Kör Hafız gibi" yazarak olmaz.
 
Dün bir çağrı yaptım: Dernekler alt birimler oluşturarak "kısa dönem kurslar açınız" şiirden diğer türlere profesyonel destek sağlayınız! (Aralık Çağrısı)
 
 
Sağlam.